10 Ekim, 2017

İTALYANCA GRUBUM İLE KAHVALTI ve PRATİK ÖNERİLER


Uzun bir aradan sonra herkese merhaba... Bloga yazmaya yazmaya paslanmışım:(. Geçen seneki yılbaşı partisini bir hız eklemiştim bloga ama arkası bugüneymiş. Şu anda şeytanın bacağını kırma deyimini  derinliklerimde hissediyorum. Ne demişler geç olsun, güç olmasın....

Bugünkü paylaşımın konusu olan kahvaltı, blog takipçilerinin tanıdığı "sevgili italyanca grubum"a hazırladığım davetin gerçekleştiği günlerde yeni sayılabilecek, hala yaşamakta olduğumuz evde gerçekleşmişti. Tabi bunlar teferruat, ne diyelim, o günün kısa hikayesinden sonra kahvaltı önerilerime ve kolay bir iki tarife geçelim. Zaten blogda en çok aranan ve okunan konu kahvaltı sofraları ve tarifleri.

2003 yılından beri arkadaşlık ettiğimiz "sevgili italyanca grubum"u uzun süredir görüşmüyoruz buluşalım diyerek evimize kahvaltıya davet ettim. Normalde kalabalık gruplarda organizasyon zordur bilirsiniz. Ama buluşma tarihine bir haftadan az bir zaman olmasına rağmen çoğunluğumuza uyan bir program oldu ve Kasım ayının güzel bir pazar sabahı evimizde buluştuk. 

9 yetişkin ve 2 çocuktan oluşan kadromuz uzun bir kahvaltı ile bol sohbet ile hasret gidermiş olduk. Gelelim ne yedik, ne içtik. İlk fotoğrafda masamızın genel durumu var. Aşağıdaki fotoğrafda ise masanın eşlikçileri var; bütün poğaça, brioche ekmeği ve su böreği ve kahvaltı üstüne hazırladığım balkabaklı magnolia puding...

Her kahvaltı sofrasının vazgeçilmezi olan peynir tabağı, örgü, sepet, keçi, rokfor ve dil peynirinden oluşan tabağımızda ayrıca pastırma ve badem ile ceviz de vardı. Sunumu güzelleştirmek ve lezzetlerin cazibesini arttırmak için çeşitleri ahşap bir kesme tahtasında servis edip, biberiyelerle süsledim ayrıca peynir işaretleyici ile çeşitlerin isimlerini yazdım.

Zeytinlerimizi ayaklı küçük kaseler içinde servis ettim ve taze kekik dalları ile süsledim. Ayrıca nar ekşisi eklenmiş siyah zeytin ezmesi ve hazır olarak aldığım lor peyniri dolgulu, acı biber turşusu vardı.


Masamızda yer alan tereyağımızda iki türdü, sade ama kalp şeklinde tereyağımız yanında fırınlanmış sarmısak ve antep fıstığı ile az tuz eklediğim çubuk formlu tereyağı vardı. Nasıl yaptın derseniz oda sıcaklığında yumuşattığım tereyağını çeşnilendirerek kalıplara doldurup, tekrar katılaşması için dondurucu/buzdolabına koydum.


Peynir tabağına sığmayan eski va taze kaşar peynirlerini de porselen bir tahta üzerinde yanında kakaolu helva ile birlikte sundum.


Ve kahvaltı davetlerimin vazgeçilmez lezzeti haline gelen süt reçeli, tarife linkden ulaşabilirsiniz, hala yapmayan tatmayan kaldıysa mutlaka denemeli derim.


Diğer reçellerimiz ise aşağıda hepsi bizim evde pişmemiş olsa da hepsi ev yapımı idi. Zencefil, kumkuat, vişne, şeftali, balkabağı, çilek...

Antep fıstığı, ceviz, sarmısak, ezine peyniri ve baharatlar bir araya gelirse ne olur, tabi ki girit ezmesi, bu meze de bizim evin hem kahvaltı hem yemek sofralarında çokça yapılan bir tarifidir, Cibalıkapı Balıkçısına ait olan tarifi ayrıca yazacağım.


Kimyonlu domates daha önce bloga yazdığım bir yazlık tarif. Püf noktası lezzetli yaz domatesi ile yapılması, bol zeytinyağında kimyon ve tuz ile tatlandırılmış doğranmış domatesden yapılıyor. 


Rokalı keçi peyniri ise daha önce Berlin tatilimizde yeyip çok beğendiğimiz bir lezzet, keçi peynirini az sarmısak bol roka ve zeytinyağı ile blendardan geçirerek hazırlıyoruz. 


Bal kaymak ikilisinin olmadığı bir kahvaltı daveti olmamalı sanki....


Aşağıdaki ise bir pogaça, hamuru tek tek hazırlamak yerine bütün olarak yaptım. Tarifini paylaşmaya niyetliyim, ben ekleyene kadar yapmak isterseniz kliasik bir poğaça hamuru tarifi ile yapabilirsiniz. Hamuru iki parçaya ayırıp, yarısını kalıba yayıp, iç malzemesini koyduktan sonra kalan parçayı kapatabilirsiniz. üzerine çörekotu ve yumurta sarısı ve pişirme.



Bu brioche ekmeğini de çok uzun bir aradan sonra yapmış oldum. Tarifine buradan ulaşabilirsiniz. Bal kaymak ikilisi ve reçel peynir çeşitleri için hafif tatlı haliyle çok güzel oluyor. 



Geçtiğimiz yaz evde fırında yazın lezzetli domateslerinden kurutmuştum bir miktar, bu fotoğrafda görülen onlardan. Domatesleri fırında 60 derece sıcaklıkda 12-18 saat aralığında kurutabildim ve sonrasında zeytinyağında sakladım.


Şarküteriye alışık bir toplumuz, pazar kahvaltılarına genelde sucuk, pastıma eşlik eder, ben pastırmayı peynir tabağında ikram ettiğim için, sucuk ve sosis pişirdim, fırında pişirdikten sonra, soğumasını önlemek için döküm servisle sundum.

Ve gelelim finale... Finalde o gün yiyen herkesden tam not alan, hatta kahvaltı üstüne ikinci porsiyonuna talep olan bir tatlımız vardı. Balkabaklı magnolia puding, ben orjinalini yedikten sonra en yakın nasıl yaparım araştırmaları sonrası ulaştığım pudingimi bu defa balkabağı ceviz ikilisi ile hazırladım. Bu da paylaşılacak tarifler arasına girsin. Tarifi yazarken daha önce yapmış olduğum muzlu, çilekli ve şeftalili çeşitlerininin de tarifini vereceğim.


Mutfağımızdaki ufak karatahtaya Yağmur mudahalesi....


Güzel günümüzün tatlı bir hatırası, hayat dostlarla ve keyifli sofralarla güzel....



Devamını Oku...

12 Ocak, 2017

SÜT REÇELİ / SÜT KARAMELİ - DULCE DE LECHE


Süt reçeli ile tanışmam 7-8 yıl öncesi takip ettiğim yabancı bloglardan biri sayesinde olmuştu, eskiden beri karamel tadında olan lezzetleri severim. Yabancı blogda "dulce de leche" kullanılan bir tarif paylaşılmıştı ben de doğal olarak nasıl temin edebilirim veya  evde nasıl yaparım araştırmasına girdim. O zamanlar süt reçeli için Türkçe bir kaynak bulamadım. İlk rastladığım tarifler de yoğunlaştırılmış sütün fırınlanması şeklindeydi ki burada kullanılan yoğunlaştırılmış sütte hazır bir malzemeydi ve zorlukla bulduğum malzeme ile bir kez denedim ve lezzetinden çok memnun kalmadım. 

Sonraki dönemde yine yabancı kaynaklardan (özellikle bir web sitesi vermiyorum, pek çok sitede aynı tarif paylaşılmış, zaten türkçe olarak da pek çok paylaşım var artık, tarif çok standart) bulduğum normal sütle yapılan tarifi uyguladım. Bu defa sonuç muhteşemdi ve süt karameli hayatımıza çıkmamak üzere girmiş oldu. Evde yoğurdumuzu yapmak için aldığım çiğ süt ile kavanoz kavanoz süt reçeli yapar oldum. Hatta Yağmur'un 2. yaş günü partisi için misafirlerimize hediye olarak minik kavanozlarda süt reçeli yapmıştım ve doğum gününe katılanlardan bolca beğeni ve tarif sorusunun yanısıra seri üretime geçme önerisi almıştım.

Alacarte by Neslos'u takip edenler bilirler, kahvaltı davetlerinde hep masamızda olan bu lezzet , son blog buluşmamızda da vardı ve instagram üzerinden çokça tarif istendi. Ben de artık nihayet yazabiliyorum tarifi. Malzemeler başta da belirttiğim gibi standart, süt, şeker ve karbonat, isteğe bağlı olarak tadı dengelemek için az miktarda tuz. Ben reçeli yaparken şimdiye kadar tuz kullanmadım ancak tuzlu karamelin lezzetine yapılan övgüleri düşünürsek, iyi bir tuzun az miktarda kullanılabileceğini düşünüyorum. Bir dahaki sefere deneme yapıp, sonucunu da not olarak ekleyeceğim. 
Süt reçeli için bir diğer malzeme de karbonat, ne işe yarar derseniz, pişirme sırasında sütün içindeki proteinlerin pıhtılaşmasını engellemeye yarıyor. Kişisel deneyimimde bunu garantilemenin tek yolunun kısık ateşte ve yeteri kadar karıştırarak olduğunu söyleyebilirim.  Bu nedenle karbonat olmaksızın da süt reçeli yapılır. Ayrıca bazı tariflerde vanilya kullananlar var, pişme sonrasında tereyağ veya krema ekleyenler var. Ben yağlı bir çiğ süt kullandığım için ve lezzetinden kıvamından memnun kaldığım için kullanmadım ve iyi bir reçel için gerekli olmadığını düşünüyorum. Pişme sırasında, dikkatinize rağmen bir pıhtılaşma oluşursa, blendardan geçirebilirsiniz ama tarifi dikkatle uyguladığınızda kıvamı pürüzsüz, lezzetli bir reçel elde edeceğinizden eminim.


Malzemeler:

-1 litre çiğ süt
-1 su bardağı toz şeker
-1 silme çay kaşığı karbonat

Yapılışı:

Derin bir tencereye süt ve toz şekeri koyup kaynama noktasına getiriyoruz. Burada derin bir tencere tercih etmek önemli çünkü reçel uzun süre kaynayacağı için taşma ve etrafa sıçrama olasılığını azaltabiliriz. Süt ve şeker kaynayınca karbonatı ekliyoruz ve bu aşamadan sonra pişirme ateşi mutlaka kısık olmalı. Karbonatı eklediğinizde de ani bir kabarma olacak bu durum için de hazırlıklı olun. Kısık ateşte sürekli değil ama sıklıkla karıştırarak 2,5 -3 saat kadar geçen bir süre sonrasında süt neredeyse beşte bir oranında azalacak, kıvamı ve rengi koyulaşacak. Ocaktan aldıktan sonra hemen muhafaza edeceğiniz cam kaba almalısınız çünkü pişme süreci devam edecektir. Bu şekilde hazırladığınız reçel bir ay, hatta bitmiyorsa daha uzun kalabiliyor. Afiyet olsun...

Devamını Oku...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...