28 Ocak, 2012

MSA ELECTROLUX AUDITORIUM'DA MEHMET GÜRS İLE "TAZE BİR BAKIŞ"

MSA Auditorium Mehmet Gürs

2012 yılının ilk yazısı 2011 yılında katıldığın son etkinliklekle ilgili. 19 Aralık 2011 Pazartesi akşamı MSA'nın yeni Auditorium'unun tanıtıldığı ve Mehmet Gürs'ün yeni pişirme teknikleri hakkında bir demo sunumu yaptığı keyifli, ilginç ve bilgilendirici davete katıldım.

MSA'yı pek çoğunuz biliyorsunuz, Mehmet Aksel'in kurduğu profesyonel aşçılık okulu, kendi deyimleriyle "mutfağın okulu". MSA öncülüğünü yine göstererek Elektrolux'ün katkılarıyla ileri teknoloji mutfak donanımına sahip 150 kişi kapasiteli bir Auditorium hazırlamış MSA içerisinde. Bu salonda yerli şeflerin yanısıra, 20'den fazla yabancı şef ağırlanmış ve pek çok tanıtım, pişirme demosu gibi organizasyon yapılmış.

Benim katıldığında bu organizasyonlardan biriydi. Davet günü 2012'ye sayılı gün kalması nedeniyle yeni yıl buluşması olarak düzenlenmişti. Etkinlik Mehmet Aksel'in konuşması ile başladı, ardından Elektrolux Türkiye Genel Müdürü Semih Orcan bir konuşma yaptı ve sahneyi şef Mehmet Gürs'e bıraktı.

Mehmet Gürs "A Fresh Look/Taze Bir Bakış Açısı" ismini verdiği demo sunumunda, geleneksel lezzetlere yeni pişirme teknikleri uygulanmasına örnekler verdi. Bundan önce ise bulunduğumuz coğrafyada pek çok kültürün harmanlandığından, pek çok şey için olduğu gibi yemek konusunda da köklerin öneminden bahsederek Anadolu'daki doğal mutfağı anlattı. Bu mutfağı keşfetmek için yaptığı seyahat ve çalışmalardan bahsetti.

Mehmet Gürs demo sunumunda 3 tabak hazırlandı. Bunlardan biri sucuklu yumurta idi. Ancak hepimizin alışık olduğu gibi sucuğu pişirip, yumurtayı kırmadı üzerine, uygun hava ve nem koşullarında kurutulmuş sucuk toz hale getirilmişti ve yumurtayı pişirmek için gereken uygun sıcaklık denemeler sonucunda tespit edilmişti. Bir derecenin yaratacağı farkı bize örnekleriyle gösterdi Mehmet Gürs.
İkinci tabak tarhana, tuzlu yoğurt, kuzu kol ve firik pilavından oluşan bir tabaktı ama bu tabak da yeni pişirme teknikleriyle hazırlanmıştı ve en çarpıcı tarafı ise tarhananın farklı bir şekilde kullanılmasıydı.
Üçüncü tabak ise kabak tatlısı idi, tabi kireç kaymağında bekletilmiş bir kabak tatlısı. Bunun yanında ise Antep fıstığının erken hasat dönemindeki adı olan "kuş boku" dondurması ve tahin vardı.

Bu sunum geleneksel tatların, tesadüflerden çıkarılarak, çalışılarak elde edilen bilgilerle hazırlanması konusunda bir örnek ve mutfağın gerçek bir kimyası olduğunun çok güzel bir kanıtı idi. İlginç olan şeylerden biri de salonun havalandırma sistemi sayesinde yemek hazırlıklarında çıkan kokuyu kesinlikle hissetmememizdi.

Sunum tamamlandığında ise MSA şefleri ve öğrencilerinin hazırladığı yemeğe katıldım, yeni lezzetler ve içkiler eşliğinde keyifli sohbetlerle geçti akşam. Ben de bu davet sayesinde daha önce etkinlik ve kurslar sayesinde tanımış olduğum MSA'nın dünya sıtandartlarındaki salonunu da keşfetme fırsatı bulmuş oldum....

MSA kolaj
Devamını Oku...

30 Aralık, 2011

2012 GÜZELLİKLER GETİRSİN, İYİ SENELER......

Masa


Yılın bitmesine 2 gün kala gece bilgisayar başındayım, Yağmur'u uyuttum ve fotoğraf düzenleme işine girişmişken, bir yeni yıl mesajı yazmalıyım düşüncesiyle yazıma başladım..



2011 bana hayatımın en değerli şeyini verdi, Yağmur'un annesi olmayı, bu nedenle hep özel kalacak.



2012'yi karşılamak üzere toplandığımız ve benim için 2011 yılının son daveti olan soframızdan bir fotoğraf eşliğinde hepinize hayallerinize kavuştuğunuz bir yıl diliyorum.



İYİ SENELER!!!!!!!!!!!!!
Devamını Oku...

21 Aralık, 2011

GLAZÜRLÜ NİŞASTA KURABİYESİ

Glazürlü kurabiye


Günler hızla akıp geçiyor, yapmak istediklerim bir kenarda beklerken... Doğum iznim bitmek üzere ama ben bundan sonraki hayatımın nasıl olacağına dair bir fikrim olmaksızın kendimi akışa bıraktım.



Genel durumum blog içinde geçerli, yazılacak, paylaşılacaklar açısından zengin bir dönem geçirmiş olmama rağmen çok az yazabildim, şeytanın bacağı kırıldı mı göreceğiz:)




Bu kurabiyeler bebeğimizi görmeye gelen arkadaşlarım için hazırladığım tariflerden biri, oldukça pratik ve lezzetli bir kurabiye ve blogda daha önce paylaştığım mantar kurabiye tarifine çok yakın.



Farklı olarak üzerinde çikolata glazürü ve fındık var. Ben beyaz ve bitter çikolatalı hazır glazür kullandım, sadece bitter, beyaz veya sütlü çikolata ile glazür yapılıp, üzerine de fındık yerine, ceviz, badem, antep fıstığı, hindistan cevizi kullanabilirsiniz. Tarifimiz şöyle;



Malzemeler:



- 2 yumurta

- 100 gr tereyağ (oda sıcaklığında)

- 1 çay bardağı sıvıyağ

- 1 çay bardağı pudra şekeri

- 3 kaşık un

-300 gr buğday nisaştası

- 1/2 paket kabartma tozu

- 1 paket hazır beyaz ve bitter çikolata glazürü

- 1 çay bardağı dövülmüş fındık



Yapılışı:



Yumurta, tereyağ, sıvıyağ ve pudra şekerini iyice karıştırdıktan sonra, unumuzu ve parça parça olarak nişastamızı ekleyerek hamurumuzu yoğuruyoruz. Son olarak kabartma tozunu ilave ediyoruz ve hamurumuzu 15 dakika kadar dinlendiriyoruz. Hamurumuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak yuvarlıyoruz. (Elinizde varsa benim yaptığım gibi çiçek baskılı bir kalıp da kullabilirsiniz.) Önceden 180 dereceye ısıttığımız fırında 10 dakika kadar beyaz kalacak şekilde pişiriyoruz. Kurabiyelerimiz soğuduktan sonra, eritilmiş iki renkli glazürü (veya kendinizin hazırladığı eritilmiş çikolatayı) üzerlerine gezdirip, çikolata donmadan dövülmüş fındık serpiştiriyoruz. Çikolata donduktan sonra servise hazır olan kurabiyemiz 1 hafta tazeliğini kaybetmiyor. Afiyet olsun...


Glazürlü kurabiye
Devamını Oku...

21 Kasım, 2011

YAĞMUR'UN ANNESİYİM ARTIK....

Yağmur'un DoğumuTam 2,5 aylık oldu minik kızım. Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini şimdi daha iyi anlıyorum. Evet biraz geç oldu ama kızımın doğumu için ayrı bir yazı yazmasam olmazdı.

Bu süreçte blogu biraz ihmal ettim ama anne olmak gibi yepyeni, özel ve çok güzel bir deneyimi yaşıyorum ve sorumluluğum var artık. Yeni yeni bebekli hayatı düzene sokmaya başladım, umuyorum bundan sonra daha sık yazacağım.


7 eylül 2011 günü saat 08:16'da doğdu Yağmur, insanın bebeğinin ilk ağlamasını duymasının, varoluşuna şahit olmak kadar özel bir an olduğunu gördüm. Sonraki günlerde ayrı bedenler de uyumu yakalama çabası başladı. Anne sütü verme mücadelem, bebeğin gaz sıkıntıları, ağlama nedenini anlamaya çalışmak, gelişimini izlemek, uykusuzluk derken baktim ki zaman uçmuş, oysa doğum iznine çıkmayı ne kadar heyecanla beklemiş ve ne planlar yapmıştım. Sıkıntıları olsa da keyifli ve heyecanlı günler olarak hatırlayacağım ilerde bu günleri.


Kızımın sağlıkla, sevgiyle, mutlulukla büyümesini diliyorum, Yağmur'um hayatıma getirdiğin sevinç ve renkler tarifsiz....

Devamını Oku...

14 Ekim, 2011

ANNE BEBEK DERGİSİ EKİM SAYISINDAYIM

Anne Bebek Dergisi

Hamileliğimin son günleriyle Anne Bebek Dergisi Ekim sayısındayım.


Yağmur'a kavuştum, benden haberleri ve eksik kalan baby shower, hastane hazırlıkları yazılarımı toparlayıp yakında yazmayı çok istiyorum.

Devamını Oku...

16 Ağustos, 2011

PATLICANLI BİBER RULO

patlıcanlı biber rulo

Baby shower detaylarına geçmeden önce, kolay sayılabilecek ve lezzetli, iftar sofralarına da yakışacak bir tarifi yazayım istedim. Tarif zaten baby shower menümüzden. Menüyü oluştururken çok fazla yeni bir şey denemek istemedim risk almamak için, yakınlarımızın desteği ile oluşan menüyü tamamlayıcı, doyurucu, yumuşak lezzetli bir şey yapalım derken ortaya çıktı. Daha önce biber rulo tarifi yazmıştım burada ve bunun haricinde de yaptığım çeşitleri oldu ama bloga eklenmediklerini bugün farkettim. Önümüzdeki günlerde yaptıkça yeni tarifleri fikir vermesi amacıyla bloga ekleyeceğim. Bu tarz tariflere patlıcanlı biber rulo ile başlamış olayım. Bu tarif aynı zamanda blogda sıkça yeralan, közlenmiş, sotelenmiş sebze çeşitlerinin yoğurt ve sarmısakla bir araya geldiği tariflere farklı bir yorum sayılabilir. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-2 adet patlıcan
-7-8 adet kırmızı biber
-2-3 diş sarmısak
-1 su bardağı süzme yoğurt
-Tuz
-Süslemek için frenk maydanozu

Yapılışı:

Patlıcanları ve kırmızı biberleri ocakta veya fırında közlüyoruz. (Ben közleme işini fırında yapıyorum, önceden iyice ısıttığım fırına yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizerek koyuyorum patlıcan ve biberleri (tabi patlıcanları çatalla 3-5 yerinden deldikten sonra), sıcakken de elimi yakmamaya çalışarak soyuyorum ve patlıcanların üzerine hemen limon suyu döküyorum kararmalarını önlemek için). Hazırladığımız patlıcanları orta büyüklükte (kuşbaşı kadar) doğruyoruz, süzme yoğurdumuza ezilmiş sarmısakları ve tuzu ekledikten sonra karıştırıyoruz. Daha sonra kırmızı biberimizi kalınlıklarına göre uzunlamasına 2 veya 3’e keserek, üçgen parçalar elde ediyoruz. Her bir parçanın geniş tarafına yoğurtlu patlıcandan 1 tatlı kaşığı kadar koyup, rulo şeklinde sarıyoruz. Maydanozla süsleyerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun...

patlıcanlı biber rulo
Devamını Oku...

09 Ağustos, 2011

ŞEFTALİ DOLGULU KURABİYE

Şeftali Dolgulu Kurabiye

Öncelikle herkese hayırlı ramazanlar diliyorum. Bebeğimizin doğumuna sayılı günlerin kaldığı şu günlerde, önceden planlamış olsamda iftar menüleri ve yeni tarifler yazmaya çok fırsatım olmuyor. Kendi durumum ve yaz sıcakları nedeniyle iyice ağırlaşmış durumdayım.

Bir süredir beklediğiniz tarifime geçmeden önce bebeğim için yorum yazan, mail gönderen, iyi dileklerini ileten herkese çok teşekkür ediyorum. Bu sayfanın en güzel dönüşü güzel yorumlar ve dilekler oluyor.

Önümüzdeki günlerde ise enerjim yerinde olursa temmuz ayında gerşekleştirdiğimiz 2 "baby shower partisi"nin detaylarını yazacağım. Ama önce uzun süredir yazılmayı bekleyen ve okuyucularımın hergün bu tarif için sayfamı kontrol ettiklerini bildiğim şeftalili kurabiye tarifini paylaşacağım.

Şeftali Dolgulu Kurabiye

Şeftali dolgulu kurabiye uzun süre yapmayı tasarladığım bir tarifti. Yoğun aroması ile şeftaliyle hazırlayacağım dolgunun kurbiyeye çok yakışacağını düşünmüştüm. Bu düşüncemi Pınar'ın İpek bebek için hazırladığı baby shower partisi için gerçekleştirdim. Planlarken tamamen kapalı ve içinde şeftali kreması hayal etmiştim ama hazırladığım hamuru bu şekilde toplarlanmakta zorlanınca fotoğraflarda gördüğünüz gibi şekillendirdim.

Hazırladığım şeftali kreması oldukça pratik ve pek çok tarif için uygulabilecek bir dolgu malzemesi oldu. Vereceğim tarifi benim yaptığım gibi kurabiyelerin içine, tartlara ve sütlü tatlılara taban veya sos olarak kullanabilirsiniz. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

Şeftali kreması için:

- 3 adet olgun şeftali
- 3 tatlı kaşığı mısır nişastası
- 1 çay bardağı şeker
- 100 ml krema

Kurabiye hamuru için:

- 200 gr tereyağ
- 1 çay bardağı yoğurt
-1 çay bardağı sıvıyağ
- 2 yemek kaşığı toz şeker
- 1 paket kabartma tozu
- 3,5-4 su bardağı un

Yapılışı:

Öncelikle şeftali kremamızı hazırlıyoruz. Bunun için kabuklarını soyup, çekirdeklerinden ayırdığımız şeftalileri ufak ufak doğruyoruz, şekerimizi ilave edip kısık ateşte şeftaliler yumuşayıp, püre kıvamına gelene kadar pişiriyoruz. Bu aşamada suluca olan karışımın içine nişastamızı ekliyoruz ve pişirmeye devam ediyoruz. Karışımımız kıvamlanınca (koyuca bir marmelat kıvamı) kremamızı ekleyip, 1 dakika daha kaynamasına izin verip, ocaktan alıyoruz.

Kremamız ılınırken kurabiye hamurumuzu hazırlıyoruz. Un ve kabartma tozu haricindeki tüm malzememizi karıştırıp, unu da parça parça ekleyerek yoğuruyoruz. Kabartma tozumuzu da ekledikten sonra kulak memesi yumuşaklığındaki hamurumuzu yarım saat kadar üzerini örterek dinlendiriyoruz.

Hamurumuzu 4-5 parçaya bölüp, merdane yardımıyla yarım santim kalınlığında açıp, su bardağı ile kesiyoruz. Her kestiğimiz parçanın ortasına 1 tatlı kaşığı kadar krema koyup, dairenin kenarlarından içe katlayarak kare şekli elde ediyoruz. Bu şekilde tüm hamurumuzu hazırladıktan sonra önceden 170 dereceye ısıtılmış fırında 25-30 dakika kadar, kurabiyeler beyaz kalacak şekilde pişiriyoruz. Soğuduktan sonra pudra şekeri serpiştiriyoruz. Afiyet olsun....

Şeftali Dolgulu Kurabiye

Devamını Oku...

25 Temmuz, 2011

İLK KEZ ANNE (FIRST TIME MOMMY)

first time mommy

Fazla söze gerek yok sanırım......

İlk kez anne olmak için gün sayıyorum, Eylül ayının ilk yarısında aramıza katılmasını beklediğimiz bebeğim için hazırlanıyorum.
Devamını Oku...

05 Temmuz, 2011

HOŞGELESİN İPEK PARTİMİZ

Parti masası

Geçtiğimiz günlerde, sevgili Pınar'ımızın kucağına almasına belki de saatler kalmış olan bebeği, İpek için hoşgelesin partisi yaptık. Bu yazı böyle başlayacaktı:) Ama geçen hafta bloggerın azizliğine uğradım, yazdığım yazı bağlantı kesilmesi sonucu kaydedilmeden silindi, benim de tekrar yazmaya fırsatım olmayınca, İpek bebek aramıza geldi, hoşgeldi....

Bildiğiniz gibi buluşmalarımız keyif içinde devam ediyor, her seferinde yeni görüşmeyi iple çekip, eğlenceli, paylaşımlı saatler geçiriyoruz, tabi katılamayanları özleyerek...Bu buluşmada da yine hepimiz yaptığımız yiyecekleri elimize alıp, gittik. Doğumu çok yaklaşmış olsada Pınar çok güzel hazırlıklar yapmıştı. Yukarıdaki kolajda onun güzel masasını ve hazırlık detaylarını görebilirsiniz.

Kabaklı Muffin ve Mürver Şurubu

Bizlerin yaptıklarına gelince; Münevver Abla her zamanki gibi farkını ortaya koyarak, o sıcakta ilaç gibi gelen nefis mürver şurubunu ve kabaklı, havuçlu muffinin yapmıştı.

Patates pizzası

Pınar bize sıcacık olarak patates pizzası yapmıştı.

Tuzlu kek

Selencim patatesli ve havuçlu tuzlu keki, tatlı Tuana ile gelmişti.

Tahinli Kurabiye ve Yaprak sarma

Fadime ise son zamanlarda hep istek üzerine yaprak sarması gibi zahmeti bol işi üstleniyor. Bu defa ekşisi bol sarmalardan en çok ben yedim:) Fadimecim bir de yine istek üzerine ve yine grupta kendisi ile andığımız tahinli kurabiyelerden yapmıştı.

Pınar'ın pastası

Ve gelelim tatlılara... Baby shower pastamız Yaseminin marifetli ellerinden çıkmıştı. Üzerinde Pınar ve Can'ı figürlediği pastayı, yaza uygun meyveli olarak yapmıştı Yasemin, tüm yiyeceklerin üzerine koca dilim pastayı da yiyebildik.

Elmalı Kek

Dilek görüntüsü kadar lezzetli elmalı tarçınlı keki ile gelmişti, bu kek elmalı kek denemelerinde ilk sıraya girecek kesinlikle.

Şeftali Dolgulu Kurabiye

Benden de şeftali dolgulu kurabiye vardı tatlılar arasında, tarifi yakında sayfamda olacak. Hepimizin hazırlıklarıyla kurulan büfemizi aşağıda görebilirsiniz.

Büfe

İpek bebeğe artık "Hoşgeldin" diyor ve sağlıklı, mutlu, uzun bir ömür diliyor ve anne, baba ve abisini tebrik ediyorum....

Pınar'ın yazısı ve detaylar için buraya, daha fazla fotoğraf için buraya tıklayın
Devamını Oku...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...