24 Aralık, 2018

FRANSIZ USULÜ SOĞAN ÇORBASI


Soğan çorbası yapması kolay ama vakit alan sonuçta ortaya çıkan lezzetin ise verdiğiniz zamana değdiği bir tarif. Mutfak literatürüne pek çok tarif gibi Fransız kökenli olarak girmiş. Çok eskiden yaptığım ama uzun bir zamandır da yapmadığım bir lezzetti ve elimdeki son fotoğrafı buradaki paylaşımdaydı

Arada yaptığım zamanlarda çekmeye fırsat olmamış, malum hep bir telaş içindeyiz büyük şehirde ve yapay ışıkla fotoğraf çekmeyi hiç sevmiyorum. Neyse hadi gireyim mutfağa dedim akşam saati ve ertesi gün, gün ışığında fotoğraflarım diye düşündüm. Öyle de yaptım:)

Tarife geçmeden önce çorba ile ilgili bazı önemli notlarımı paylaşmak istiyorum;

-Soğan çorbasının tüm lezzeti, soğanın uzun süre orta-kısık ateşte pişirilmesinden geliyor bunu atlamayın.
- Soğan bildiğiniz gibi çok su içeriyor, yani verdiğim ölçü gözünüzü korkutmasın, bu öçlüden 4-5 kişilik bir çorba ancak çıkıyor.
-Çorbayı yaparken benim tarifimde yok ama başka yerde görüp un kullanmayın kıvam için, çorbanız bulanık olur ve una hiç gerek yok, aynı şekilde pek çok tarifte yabancı kökendi soslar var onlara da gerek yok, bunu gönül rahatlığı ile belirtiyorum, çünkü vaktinde öyle tariflerde denemiştim.
- Bu tarifte beyaz şarap var ama dilerseniz elma sirkesi de kullanabilirsiniz, tabi kırmızı şarap da olabilir ama onun aroması biraz daha yoğun, bunu göz önünde bulundurmayı unutmayın.
-Son olarak da et suyu/tavuk suyu konusu var. Ben et suyu tercih ediyorum, siz tavuk veya sebze de kullanabilirsiniz ama daha lezzetli bir çorba için normal su tercih etmeyin.

Malzemeler:

- 15 adet soğan (2.5 kilo kadar)
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 yemek kaşığı tereyağ veya 2 kaşık sade yağ
- 1/2 su bardağı beyaz şarap veya 1/2 çay bardağı elma sirkesi
- 2 minik diş sarmısak
- 3-4 ince dal taze kekik
- 3 su bardağı et suyu
- Tuz ve karabiber

Servis için:

- 2 dilim ekşi mayalı ekmek
- 1 tatlı kaşığı tereyağ
- 1 çay bardağı eski kaşar peyniri rendesi
- Taze kekik

Yapılışı:

Soğanların kabuklarını soyup, zeytinyağı ve tereyağını koyduğumuz tencereye alıyoruz, (mümkünse döküm tencere kullanın) pişirmeye başlıyoruz. Soğanlar önce sularını bırakıp küçülecekler ve hacimleri çok azalacak, sonra yavaş yavaş karamelize olacaklar. Bu süreç yaklaşık 1 saat kadar sürecek, dilerseniz soğanlar küçüldüğünde fırına alıp karamelleşme sürecini fırında yapabilirsiniz. Sonra şarap veya sirkeyi ekleyip, biraz uçuruyoruz. Bu aşamada ezilmiş sarmısakları, tuz ve karabiberini ekliyoruz. Daha sonra et suyunu ekleyip, kekik dallarını da içine atarak kaynamaya bırakıyoruz. İhtiyaç duyarsanız az miktarda normal su veya yine et suyu ilave debilirsiniz.Kıvamı yoğunlaşınca da ocaktan alıyoruz. 

Ekşi mayalı ekmekleri ortadan ikiye kesip 4 parça elde ediyoruz. Üzerine tereyağ sürüp,eski kaşar peyniri rendesi veya gravyer peyniri rendesi yerleştirip, önceden ısıtılmış fırında peynirler eriyip kızarana kadar pişiriyoruz. Ekmeklerin lezzetini arttırmak için tereyağ öncesi sarmısak da sürebilirsiniz. Kızaran ekmekleri kaseye aldığımız çorbanın üzerine koyuyoruz. Eğer kaseleriniz ısıya dayanıklı ise ekmekleri hazırlayıp, çorba kasesinin üzerinde çorba ile birlikte fırında ızgara ayarında pişirebilirsiniz. Afiyet olsun...


Devamını Oku...

17 Aralık, 2018

BALKABAKLI HUMUS


Evdeki davet sofralarından biri için hazırlamıştım balkabaklı humusu. Kıvamını çok az daha açıp, üzerinde kızarttığım yeşil mercimek köfteleriyle birlikte servis etmiştim. O günkü masamda en çok sevdiğim iki lezzetten biriydi, diğeri ise yabani pirinçle hazırladığım bir salataydı. İlerleyen günlerde onun da tarifini yazarım. Ama bugün öncelik balkabaklı humusda. Balkabağı kendine has tatlılığı ile alışık olduğumuz humusu bambaşka bir yere taşıyor. Beraberindeki zerdeçal, zencefil ve muskat gibi çok yakışan baharatlarda bu lezzeti iyice vurguluyor. Klasik humusdan sıkılmış ve farklı bir şeyler arayışındaysanız bu tarif tam size göre. 

Malzemeler:

- 500 gr  haşlanmış balkabağı
- 1 su bardağı haşlanmış nohut
- 1 su bardağı tahin
- 2 diş sarmısak
- 1 limonun suyu
- 1 çay bardağı zeytinyağı
- Tuz, karabiber
- 1 çay kaşığı toz zerdeçal
- 1 çay kaşığı toz zencefil
- Az muskat rendesi
- 1 tatlı kaşığı kadar susam
- 1 yemek kaşığı kabak çekirdeği

Yapılışı:

Dış kabukları temizlenmiş haldeki dilim balkabaklarını 4-5 parçaya kesip bir tencereye alıyoruz. Üzerine yarım çay bardağı kadar su ekleyip, kısık ateşte kendi suyu ile yumuşayana kadar pişiriyoruz. Balkabakları soğuyunca, haşlayıp kabuklarını soyduğumuz nohutlarımızı mutfak robotunun içine ekliyoruz. Tahin, limon suyu, tuz ve baharatlarımızı ekleyip tüm karışım ezilip homojen olana kadar karıştırıyoruz. Daha sonra kıvamını ayarlamak için zeytinyağını da karışımı yavaş yavaş ekliyoruz. Tadı, tuzu kıvamı ve baharatlaırnı damak tadımıza göre ayarlayabiliriz. Daha sonra humusumuzu hafif çukur bir kaseye alıyoruz ve üzerine susamı ve kabak çekirdeklerini serpiştirip, biraz zeytinyağı gezdirerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun...


Devamını Oku...

18 Kasım, 2018

EN GÜZEL BALKABAĞI ÇORBASI



Balkabağı çorbası bizler gibi damak tadı çorbada tuzluya alışık olanlar icin değişik bir lezzet.  Hafif tatlı ve bence çok keyifli. Blogda daha önceden hazırladığım bir balkabağı çorbası daha var. Pişirme yöntemi ve malzemelerde ufak farklar mevcut. Bu ufak farklar lezzetin artmasına büyük katkılar yapıyor. En temel lezzet arttırıcı malzemeleri önce fırınlamak, kesinlikle Öner’im bu şekilde pişirmeniz olacak. Ben de kendim artık balkabagını uygun ise mutlaka fırınlama yaparak pişirmek. 
Kullandığım kabak hep rastladığımız helvacı kabagindan farklı bir turdu. Şekli armut gibiydi ve Eylul basında yazlıktan getirmiştim. Kasım başında pişiren kadar oda sıcaklığında bekledi. Açıkcası bana daha dayanıklı gibi geldi bu tür.
Biraz araştırdım ama türünün özel adı yok veya ben rastlamadım. Ama İngilizcede butternut squash diye geçen tür, bildiginiz gibi helvacı kabağı pumpkin olarak çeviriliyor. Gelelim tarifimize.


Malzemeler:

- 1 adet balkabağı ( temizlenmiş hali 1 kg)
- 2 adet büyükçe kuru soğan
- 1 adet havuç 🥕 
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı
- 3 adet defne yaprağı
- Tuz, karabiber
- 1 fındık büyüklüğünde taze zencefil rendesi
- 1 çay kaşığı zerdeçal
- Biraz muskat rendesi

Üzeri için:

- Kabak çekirdekleri, biraz kavrulmuş susam
- Krema
- Rende parmesan veya eski kaşar peyniri


Yapılışı:

Balkabağını soyup, çekirdeklerini temizledikten sonra, iri küpler halinde doğruyoruz ve fırın tepsisine birbirine değmeyecek şekilde yerleştiriyoruz. Havuç ve soğanları da aynı şekilde hazırladıktan sonra, üzerine zeytinyağı, tuz ve karabiberi gezdiriyoruz, defne yapraklarını da kırarak serpiştiriyoruz. Önceden ısıttığımız 200 derece fırında dışı çıtır, içi yumuşak olana kadar pişiriyoruz.

Fırından alıp, biraz ılıdıktan sonra kuru defne yapraklarını alıp, diğer malzemelerimizi tencereye alıyoruz. Üzerine zencefil, zerdeçal ve muskat rendesini ekleyip, üzerini kapatacak kadar su ilave edip kaynayana kadar pişiriyoruz. Dilerseniz et, tavuk veya sebze suyu da kullanabilirsiniz.

Tüm malzemeler yumuşayıp, karışım kaynayınca ocaktan alıp, blenderdan geçirerek yoğun bir püre olan çorbamızı hazırlamış oluyoruz. Sevdiğiniz çorba yoğunluğuna göre kaynamış su ekleyerek kıvamını ayarlıyoruz, dilerseniz 2-3 kaşık krema da ekleyebilirsiniz. 1-2 dakika daha kaynadıktan sonra çorbamız hazır, kaseye alıp, üzerine kabak çekirdekleri, kavrulmuş susam serpiştirerek servis ediyoruz, dilerseniz her kaseye 1-2 çay kaşığı krema damlatabilirsiniz. Bir de yoğun aromalı peynirler çok yakışıyor bu çorbaya, ben parmesan ve eski kaşar rendesi öneriyorum. Evdeki serviste parmesan eklemiştim ama fotoğraf çekmeyi unutmuşum:) Afiyet olsun...


Devamını Oku...

12 Kasım, 2018

BALKABAĞI ŞEKLİNDE YOĞURTLU TAVUK SALATASI



Sonbahar partimizin en çok sorulan tariflerinden biri var bu akşam. Balkabağı şekline girmiş bol malzemeli bir tavuklu salata. Menüyü hazırlarken uzun süredir yapmak istendiğim salatayı biraz daha geliştirip, konsepte uygun hale getirdim. Sizler görüntüsünü çok beğendiniz bizler tadını da çok beğendik. Yapmak isteyenler için geliyor tarifi...

Malzemeler: 

- 500 gr tavuk göğsü
- 500 gr süzme yoğurt 
- 2-3 tatlı kaşığı mayonez
- 1 tatlı kaşığı zerdeçal 
- 15-18 adet ufak küp şeklinde doğranmış kornişon turşu 
- 8-10 dal doğranmış dereotu 
- 3 diş sarımsak
- Tuz
- 250 gr mantar 🍄
- 1 su bardağı kabukları soyulmuş badem
- 1 çay bardağı ufak küpler halinde doğranıp haşlanmış havuç 🥕 
- 1 çay bardağı ufak küpler halinde doğranıp haşlanmış patates 🥔 
- 1 çay bardağı bezelye 

Servis için:

- 7-8 yaprak marul
- 1 adet yeşil biberin sap kısmı 
- Şeritler çıkarılmış 1 adet havuç 
- 10-12 adet kavrulmuş badem

Tavuğu haşlamak için: 
- Tane karabiber, tuz
- 2 adet defne yaprağı 
- 4-5 dal dereotu 

- 7-8 dal maydanoz

Yapılışı: 
Salatamızı yapmak için önce tavuk göğsünü gereken malzemeler ile haşlıyoruz. Kaynama noktasına gelince kısık ateşte kolayca didiklenecek kıvama gelene kadar pişiriyoruz. Ilınınca tavukları mümkün olduğunca ufak parçalar halinde didikliyoruz. Ayrı bir tencerede mantarlarımızı da limon suyu ekleyerek haşlıyoruz ve ufak parçalar halinde doğruyoruz. 
Büyük ve derin bir kaseye yoğurt, sarmısak, tuz, zerdeçal ve mayonezi ekleyip iyice karıştırıyoruz. Sonra didiklenmiş tavuk parçalarını, doğranmış havuç, patates ve mantarları, turşuyu, bezelyeleri ve dereotunu ilave ediyoruz. Kabukları soyulmuş bademleri tavada biraz soteleyip, hafif rengi değiştikten sonra 10-12 adet ayırıp geri kalanını da salataya ekliyoruz. Tüm malzemeyi iyice karıştırıyoruz. Daha sonra tüm malzemeyi bir kaç kat kalınlığında hazırladığımız büyük bir parça streç filmin içine koyup, hafif yassı bir top sekli vererek sarıyoruz ve ip ile paket sarar gibi bağlayarak, balkabağı dilimlerinin izini çıkarıyoruz. Bu şekilde buzdolabında en az 2-3 saat dinlendiriyoruz. (Ben 1 gece beklettim.) Servis için büyük bir tabağın zeminine marul yapraklarını diziyoruz ve streç film ve ipinden dikkatlice ayırdığımız salatamızı koyuyoruz. İp izlerine havuç şeritlerini yerleştiriyoruz. Dilim aralarına kavrulmuş bademleri ve üstünde tam ortadaki noktayı elimizle hafif bastırarak biber sapını saplıyoruz. Balkabağı salatamız servise hazır. Afiyet olsun...
Devamını Oku...

03 Kasım, 2018

FINDIKLI VE TAHİNLİ BALKABAĞI KURABİYE




















Görüntüsü ayrı tadı ayrı güzel bir kurabiye tarifi var ekranlarınızda...Geçtiğimiz ay evdeki blog kızları buluşmamız için hazırlamıştım. Konsepti zamana uygun sonbahar olarak seçince menü de uyumlu şekillendi ve tarif için kurabiye, fındık ve tahin bol tereyağlı bir hamurla kaplandı ve balkabağı kılığına girdi.

Menüyü oluştururken tatlı kısmında bir kurabiye olsun diye düşündüm ve Pinterest'de gördüğüm balkabağı şeklindeki ekmekler ve bu ekmekden esinlenerek yapılmış tatlı, tuzlu kurabiyeler fikir verdi. Aslında kurabiye içini balkabaklı ve cevizli hazırlayacaktım ama sofranın diğer tatlısı balkabaklı pavlova olunca, yine sonbahara yakışan tahin ve fındık ikilisini biraraya getirdim. Siz bu önerimin yanısıra, klasik elmalı içleri veya armut-kestane ikilisini düşünebilirsiniz. Hamuru çok rahat çalışılan ve lezzetli bir hamur ve sade kurabiyeler ve tart tabanları için de kullanılabilir.



Hamuru için:

🍁 400 gr tereyağ
🍂 2 adet yumurta
🍁 1/2 çay bardağı süt
🍂 1/2 çay bardağı yoğurt
🍁 1 çay bardağı pudra şekeri
🍂 1 tatlı kaşığı kabartma tozu(silme)
🍁 1 tatlı kaşığı vanilya özütü
🍂 6 su bardağı un




İç malzemesi:

🍁 1 su bardağı kavrulmuş ve irice çekilmiş fındık
🍂 1 çay bardağı tahin
🍁 2 yemek kaşığı toz şeker
Üzeri için:
🍂 30 adet karanfil
🍁 Pudra şekeri
🍂 Bağlamak için ip




Yapılışı:
Hamuru hazırlamak için oda sıcaklığında olan tereyağ ile un hariç tüm malzemeleri karıştırıyoruz ve unu parça parça ekleyerek yumuşak kıvamda bir hamur hazırlıyoruz. (Un miktarı ortam ısısı ve sıvıların yoğunluğuna göre biraz fark edebilir. Elinizden ayrılıp toparlanmış bir hamur olmalı.)

İç malzemede lezzeti en çok arttıran faktör fındığı kavurmak. Hazır kavrulmuş fındık bile kullansanız kokusu çıkana kadar ocak veya fırında kavurun ve hafif yağı çıkıp aromalansın, soğuduğunda irice çekiyoruz. Sonra tahin ve şeker ile bir araya getiriyoruz. 





Kurabiyeleri yapmak için hamurdan cevizden biraz büyük parçalar alıyoruz ve elimizde açıyoruz, ortasına 1 tatlı kaşığı kadar iç malzememizden koyup, kenarlarını kapatıyoruz ve elimizde yuvarlıyoruz. İşin el oyalayan ama bu kurabiyeye sevimli görüntüsünü kazandıran süreç için, bir ip alarak kurabiye topunu paket yapar gibi sarıyoruz ve 8 dilim çizilmiş hale getirip, ipi bağlıyoruz ve bu bağlanmış kısmı tepsiye gelecek şekilde diziyoruz. Kurabiyenin üstüne ise balkabağının sapı olarak birer karanfil tanesi saplıyoruz. Tüm hamuru hazırlayınca (ben bir kısmını sonbahar yaprağı olacak şekilde hazırladım kalıp ile daha doğrusu gece mesaisinde iken uyanan Yağmur yaptı yaprakları ve davet günü aşağıdaki şekilde sundum) önceden ısıtılmış 170 derece fırında 35-40 dakika kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun...





Devamını Oku...

09 Ağustos, 2018

GAZPACHO ÇORBASI - SOĞUK DOMATES ÇORBASI



İspanya’nın en çok bilinen ve yapılan lezzetleri arasında ilk sıralara giren gazpacho, soğuk olarak hazırlanan, pişirilmeyen bir çeşit domates 🍅 çorbası aslında. Ekranda gördüğünüz benim yorumum, nasıl yaptın derseniz işte tarif;


Malzemeler:


3-4 domates 🍅 
-  1 kırmızı biber
-  1 yeşil elma 🍏
- 1 salatalık 🥒
- 1’er tatlı kaşığı sarımsak ve soğan konfit (konfit yerine kırmızı soğan kullanabilirsiniz)

Yapılışı: 


Tüm malzemeleri blendardan geçirip, tuz, karabiber ve zeytinyağı ile tatlandırdım. Üzerinde ise daha önceden ufak ufak doğrayıp sirkede beklettiğim salatalık ve mor soğan küpleri var. Fesleğen ve yenilebilir menekşeler ile servise hazır. Dilerseniz üzerine buz ve krema gezdirerek servis yapabilirsiniz.  Diğeri ise üzerine eklediğim sirkeli karışım. Gazpachoya kıvam vermek için ekmek eklenebilir ama gluten nedeniyle tercih etmedim. Ayrıca bu tarif yaratıcılığınıza çok açık, içine başka malzemeler ekleyerek damak tadınıza göre zenginlestirebilirsiniz. Ben elma ekledim, karpuz, şeftali, kayısı, çilek sıkça tercih edilen meyvelerden, enginar ve karides de bu çorbaya eklenebilecekler arasında. Acı soslarında çok yakışacağı kesin tabi seviyorsanız. Konfit kısaca kendi yağında ağır ateşte pişirilme yöntemi olarak belirtilebilir. Sarmısak ve soğanı konfit yapmak için dilerseniz aromalandırdığınız bir yağın içinde çok kısık ateşte üzün süre pişirebilirsiniz. Afiyet olsun...



Devamını Oku...

07 Haziran, 2018

GİRİT MEZESİ




Girit mezesi benim kahvaltı sofralarına sıkça yaptığım bir tarif, adı üstünde meze olduğu için yemek davetlerine de uyacak, hatta evde olunca sürekli yemek isteyeceğiniz bir lezzet.
Ben bu tarifi Cibali Kapı Balıkçısı usulü ile yapıyorum. 
Tarif şöyle;

Malzemeler:

- yarım kilo ezine peyniri
- 1 su bardağı irice çekilmiş Antep fıstığı 
- 1 su bardağı iri çekilmiş ceviz içi
 - 1 su bardağı zeytinyağı 
 - 4-5 diş sarmısak
- 1 tatlı kaşığı kekik
- 1 cay kaşığı pul biber

Yapılışı: 

Peynirimizin fazla tuzunu almak icin ılık suda 1-2 saat beklettikten sonra, süzüp kıvamını tekrar alması için buzdolabında 1-2 saat bekletiyoruz. Böylece peynir rahatça rendelenecek kıvama geliyor. Peyniri rendeledikten sonra diğer malzemeleri ekleyip, iyice karıştırıyoruz. Zeytinyağı fazla gelir diye düşünmeyin, ekledikçe lezzetleniyor bu tarifte. Hazırladıktan sonra bir kavanoza koyup, üst kısmına zeytinyağı döküp, hava temasını keserseniz bir hafta 10 gün dayanır. ama o kadar uzun süre beklemeden biter. Tarifi dilerseniz benim farklı bir davette hazırladığım gibi buz kalıbına koyup, en az 2-3 saat buzdolabında beklettikten sonra kalıptan çıkarabilirsiniz. Böylece porsiyonluk bir ikram yapabilirsiniz.
Afiyet olsun...



Devamını Oku...

22 Mayıs, 2018

KUŞKONMAZ TART


Kuşkonmazlı tart uzun süredir yapmak istediğim bir tarifti. Son 4-5 yıldır mutfağıma girmiş olan bu şifalı sebzeyi bir de tart olarak yapmış oldum. Artık marketlerde de, pazarlarda da çoğaldı ve daha kolay bulunur oldu. 

Kuşkonmaz bahar aylarında yetişiyor, yaz aylarında da bulunabiliyor, sonrasında daha çok konserve halde mevcut oluyor. Kuşkonmazın tilkişen, kedirgen gibi yöresel ve yabani çeşitleri için isimleri var. Böbrekler için faydalı olan kuşkonmazın beyaz, yeşil ve mor renkli türleri de bulunuyor. 

Ben kuşkonmazı genelde fırında az zeytinyağı, tuz ve karabiber ilavesi ile  pişiriyorum ve fırından alınca parmesan rendeliyorum. Bu şekilde çok lezzetli bir yemek eşlikçisi oluyor, yandaki fotoğrafta bir öerneğini görebilirsiniz. Kuşkonmazı bu şekilde veya eğer körpe halde bulmuşsanız çiğ olarak salatalara da ekleyebilirsiniz. Ben bir de omlet yapıyorum. Bugünkü tarif ise tart, bu tart bazını pek çok sebze için kullanabilirsiniz. Tabanda milföy hamuru veya başka bir kiş hamuru, üzerinde peynirli harç ve en son sebze katı. Kuşkonmazın yanı sıra, enginar, kabak, brokoli benim önerilerim.

Kuşkonmazları temizlerken kalın saplarının bir kırılma noktası oluyor oradan elinizle koparabilirsiniz, sonrasında sapı kalın ise soyucu aparat yardımı ile kenar kısımlarından hafifçe soyabilirsiniz. Taze ve körpe bir kuşkonmaz için ise bu işleme gerek kalmaz sap kısmı da diri ve incedir, bu kuşkonmazları doğrudan kullanabilirsiniz.
Tarifimiz şöyle;


Malzemeler:

-6 parça kare milföy (ben bir de ufak tart yaptığım için 8 parça kullandım, siz malzeme oranını koruyarak tek veya çift veya büyük küçük tart yapabilirsiniz. Ölçü 6 kare içindir)
-1 yumurta
- 100 ml krema
- 1 su bardağı eski kaşar peyniri rendesi
- 1-2 yemek kaşığı zeytinyağı
- Az limon kabuğu rendesi
- 2 yemek kaşığı pişmiş pırasa (3-4 dal ince doğranmış pırasayı zeytinyağında kavuruyoruz)
- Tuz, karabiber 
- 10-12 dal kuşkonmaz

Yapılışı:

Öncelikle milföy tabanımızı hazırlıyoruz. Bunun için işlem öncesi yarım saat kadar oda sıcaklığında beklettiğimiz milföy karelerini bir araya getiriyoruz. Bunun için yağlı kağıt üzerinde merdane yardımı ile hafifçe birleşmelerini sağlayarak üzerinden geçiyoruz. (Aynı yağlı kağıt ile pişirmeyi de yaptım, bu şekilde daha kolay çalışılıyor.) Milföyün soğuk ve hafif donuk halde olması gerekiyor aksi halde üzerine bastırıp çok açılabilir ve bu durumda kabarmaz. Bir araya getirdikten sonra, hamura bir çerçeve belirleyip çatal yardımıyla delik açıyoruz. çerçevenin iç kısmını da çatal ile delip, çerçeve dışına yumurtamızın sarısını sürüyoruz ve önceden ısttığımız 180 derece fırında 30 dakika kadar pişiryoruz. Orta kısmı delmemizin sebebi sonrasında bu bölüme iç malzemelerimizi koyacağız ve bunun için hafif bir çukur oluşturmak istiyoruz. Ortasındaki deliklere rağmen milföy yine de kabaracaktır, kabaran yerleri çatal ile bastırarak kenar yüksekliğini koruyoruz. 


Milföy taban soğurken, taban harcımızı hazırlıyoruz. Bir kase içinde, kalan yumurta sarısı ve beyazını, kremayı, peynir rendesini, tuz, karabiber ve limon kabuğu rendesini karıştıryoruz.( Limon kabuğu rendesi yerine kişlere ve kremalı karışımlara yakışan muskat rendesi de kullanabilirsiniz.) Ben karışıma biraz daha lezzet vermek için önceden pişirdiğim pırasayı da ekledim. Pırasa yerine aynı şekilde pişirdiğiniz kuru soğan veya pişmeden ekleyeceğiniz 2-3 dal taze soğan veya frenk soğanı da kullanabilirsiniz. Dilerseniz sadece peynirli karışımın üzerine de koysanız yine çok lezzetli bir tart olacaktır.


Tart taban harcı hazır olunca milföy tabanın içine kaşık yardımıyla yayıyoruz. Sonrasında ise kuşkonmazlarımızı ekleyip, fırça yardımıyla kuşkonmazların üzerine zeytinyağı sürüyoruz ve yine ısınmış olan fırına veriyoruz. 25-30 dakika 170 derecede pişmesi yeterli olacaktır. Eğer kuşkonmazların çok pişmesini istemezseniz, iç harcı 15 dakika pişirip sonrasında ekleyebilirsiniz. 


Not: Tart tabanı olarak sayfamda yer alan kiş tabanlarını da kullanabilirsiniz. Diğer kiş tariflerime buradan ulaşabilirsiniz.





Devamını Oku...

20 Nisan, 2018

ZEYTİN PİYAZI






Zeytin piyazı son dönemdeki kahvaltı sofralarımın vazgeçilmez tariflerimden biri. Kolay ve lezzetli bir tarif, kahvaltıyla sınırlamak da doğru olmaz, salata veya meze olarak pek çok sofraya yakışır. 
Tarifin tek zor tarafı zeytinlerin çekirdeklerini çıkartmak, bunun için vişne çekirdeği çıkarılan aleti kullanabilirsiniz. Tüm zeytinlerde başarılı olamasamda büyük kısmını ben bu şekilde çıkardım, kalanları ise mecburen elimle çıkardım. Piyazı önceden hazırlama isterseniz sadece soğanı eklemeyin, hatta sosuyla beklediği zaman daha güzel oluyor. Taze soğan veya frenk soğanı servis öncesi eklenebilir. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (6 kişilik)

- 300 gr çekirdeği çıkarılmış kırma yeşil zeytin
- 1 çay bardağı iri dövülmüş ceviz içi
- 1 çay bardağı ayıklanmış nar
- 9-10 dal maydanoz
- 1 adet kapya biber
- 1 adet sarı biber
- 1-2 dal taze soğan veya frenk soğanı (kullanılmayabilirsiniz)

Sosu için:

- 2/3 çay bardağı zeytinyağı
- 1/3 çay bardağı nar ekşisi
- Tuz

Yapılışı:

Zeytinleri irice doğruyoruz. Ufak ufak doğradığımız biberleri ve ince doğradığımız maydanozları ekliyoruz. Nar tanelerini ve ceviz içini de ekliyoruz. Sosunu da ekleyip iyice karışmasını sağlıyoruz. Ben bir gece önceden hazırlıyorum ki, sos malzemelere iyice geçsin. Eğer soğan kullanacaksanız, servise yakın bir zamanda eklemenizi tavsiye ederim, böylece soğan kokusu sinmez. Ben hem soğanlı hem de soğansız yaptım tarifi, açıkcası, zeytin, ceviz, nar, nar ekşisi ve bol zeytinyağı ile o kadar leziz oluyor ki, taze soğan tamamen damak tadınız arıyorsa eklenebilir. Afiyet olsun...




Devamını Oku...

17 Nisan, 2018

SÜT REÇELLİ CHEESECAKE - DULCE DE LECHE CHEESECAKE

Dulce de Leche Cheesecake...Yani süt reçelli peynirkeki. Sayfamın sıkı takipçileri bilirler, ben cheesecake seven ve çeşit çeşit yapan biriyim. Blogdaki cheesecake dosyasını inceleyip, beğendiğinizi deneyebilirsiniz. Hepsi evimde defalarca yaptığım lezzetler. zaten bir kez bir cheesecake deneyip, kendi ortamınızda tutturduysanız korkmayın, yeni çeşitlerini deneyin. 

Benim cheesecake hikayem böyle, limonlu ve tahin pekmezli ile başlayan yolculuğum, süt reçelli, güllüye çeşitlendi ve brownie ve tiramisu ile de bir araya geldi. son günlerde ise orjınal bir yanık cheesecake reçetesi denemeleri yapıyorum, bakalım tam kıvamı yakalayabilecekmiyim:)

Bugünün tarifine dönersek, blog kızları toplantılarımızı biliyorsunuz. bu fotoğraflar o günlerden birinden, masadaki herkesten tam not aldığı yetmezmiş gibi, birimizin şeker diyetini de bozmuş bir lezzet. Kaynağı da adında saklı olan dulce de leche, bu tarifi yani süt reçelini daha önce bloga yazmıştım, (buradan ulaşabilirsiniz) Karamel bildiğiniz gibi bir lezzet bombası, cheesecake ile bir araya gelince nefis bir tatlı oluyor. Klasik cheesecakelerde olan peynir biraz daha kaybolup yerini bu karamele bırakıyor. 

Tarifimiz şöyle;


Malzemeler: (20-22cm'lik kalıp için)

- 600 gr krem peynir
- 200 ml krema
- 4 adet yumurta
- 3/4 su bardağı toz şeker
- 1 su bardağı süt reçeli
- 75 gr tereyağ
- 1 paket yulaflı bisküvi (taban için)
- 4 tatlı kaşığı mısır nişastası (taban için)

üzeri için:

- 3 yemek kaşığı süt reçeli
- Ceviz içi ve bulabiliyorsanız Hollanda'nın ünlü waffle'larının miniklerinden:)




Chhesecake'in başında bekleyen sabırsız minik de Yağmur'cum:)

Yapılışı:

Öncelikle cheesecake'in bisküvi tabanını hazırlıyoruz. Bisküvileri mutfak robotunda ya da döverek kırıntı haline getiriyoruz ve erittiğimiz tereyağı ile iyice karıştırıyoruz. Kalıbının kenarlarını fırça yardımıyla yağlayıp, tabanına pişirme kağıdı yerleştiriyoruz. Bisküvi karışımını kek kalıbının tabanına boşaltıp, her tarafta eşit yüksekliğe gelecek şekilde bastırıyoruz ve buzdolabına kaldırıyoruz.Karıştırma kabımıza krem peyniri, mısır nişastası ve toz şekeri ekleyip mikser ile çırparak kalın bir krema kıvamına getiriyoruz. Yumurtaları birer birer bu karışımın içine kırarak çırpmaya devam ediyoruz. Bu aşamada dikkat etmemiz gereken şey, yumurtaları çok fazla çırpmamak, aksi halde kekimizin üstünde pişerken çatlaklar oluşabilir. Son olarak kremayı ve süt reçelini de bu karışıma ekleyip karıştırdıktan sonra kek kalıbının içindeki bisküvi tabanının üzerine döküyoruz.

Önceden 175 derece ısıya getirdiğimiz fırında yaklaşık 10 dakika kadar pişirip, 10 dakika dolunca fırının ısısını 90 dereceye düşürüyoruz ve bu düşük ısıda yaklaşık 60-70 dakika daha pişirmeye devam ediyoruz. Kekin tam ortası ıslak veya parlak değilse pişmiş demektir. Cheesecake'miz oda ısısına gelince buzdolabına koyup, üstünü kapatmaksızın bir gece bekletiyoruz. Ben pişirdiğim cheesecake'i sabah buzdolabına kaldırıp, öğlen süslemelerini yapıp, arkadaşlarıma götürmüştüm. Üzerini süslemek için ayırdığımız süt reçeli çok katı kıvamda ise biraz ılıtmak gerekebilir, hafif ısınınca daha akışkan olacak ve kekimizin üzerini kaplayacaktır. Son olarak waffle ve ceviz içi ile süsleyip servis yapabiliriz. afiyet olsun...




Devamını Oku...

23 Mart, 2018

ENGİNAR SALATASI


Enginar mevsimi kısa şifası çok bir lezzet. Bahar aylarında bolca tüketmek çabasında oluyorum. Bugünkü paylaşım konusu olan salata ise herkesin rahatlıkla yiyebileceği bir tarif. 
Enginar salatasını instagramda gördüğüm   an çok güzel olacağından emin oldum ve hemen denemeye karar verdim. Zaten o günden beri defalarca yaptığım ve çok beğendiğim bir tarif oldu. Süslü mutfak blogunun sahibi Arzu Hanım'ın paylaşıydı, ben salataya mısır eklemedim ve sosunu favori sosum olan sosa çevirdim ki bunun için orjinal tarifteki sosa bal eklemem yeterli oldu. Lezzetli tarifimiz şöyle;

Malzemeler: 

- 4-5 adet enginar
- 3 adet közlenmiş kırmızı biber
- Az yeşil soğan veya frenk soğanı
- 10-12 adet kornişon turşu
- 4-5 dal dereotu
- 4-5 dal maydanoz 
- 1 adet sarı biber 


Sosu için:

 Limon  suyu, zeytinyağı, hardal, bal, karabiber, tuz 

Yapılışı: 


Enginarlarımızı limonlu suda haşlayıp, iri kuşbaşı şeklinde doğruyoruz. Közlenmiş biber, kornişon turşu, taze soğan, dereotu ve sarı biberi de doğrayıp karıştırıyoruz. Sosu ayrı bir kasede hazırlayıp salatamıza ekliyoruz. 1-2 saat sosla bekleyince daha lezzetli oluyor. Afiyet olsun...

Devamını Oku...

28 Şubat, 2018

BROKOLİ SALATASI



Bildiğiniz salatalara hiç benzemeyen, şaşırtıcı bir tadı olan bir salata tarifim var bugün, birkaç hafta önce blog kızları grubumdan sevgili Fadime'ciğimin misafiriydik, tadı, tuzu dengesi çok yerinde bir sofrada ağırladı bizleri, menüsünde bu salata da vardı. İlk bakışta biraz önyargılı olsak da ilk lokmayı alınca hepimizin fikri değişti. Çiğ brokoli ile yaptığı salata çok lezzetliydi. Tabi hemen nasıl yaptığını sorduk ve ben de vakit geçirmeden evde de yaptım. İşte tarıf:

Malzemeler:

- 500 gr brokoli
- 1 su bardağı süzme yoğurt
- 1 kibrit kutusu kadar ezine beyaz peynir
- Yarım limon 🍋 suyu
- 3-4 kaşık zeytinyağı 
- 3-4 kaşık normal yoğurt 
- 1/2 çay bardağı kuru üzüm
- 1/2 su bardağı ay çekirdeği 
- 1/2 su bardağı ayıklanmış nar
- Tuz 

Yapılışı:

Brokoliyi çiçeklerine ayırıyoruz, sap kısımlarını çok uzun ve kalın bırakmayacak şekilde kesiyoruz. Yıkayıp suyunu süzdürüyoruz. Derin bir kasede yoğurt, süzme yoğurt, peynir, limon suyu, zeytinyağı ve tuzu iyice karıştırıyoruz. Sonra içine kuru üzüm 🍇 ve brokoliyi ekliyor ve tekrar karıştırıyoruz. Bu şekilde bir kaç saat, mümkünse bir gece bekletmek sosun salata ile bütünleşmesini sağlıyor. Servis kasesine aldıktan sonra üzerini nar taneleri ve ay çekirdeği ile süslüyoruz. Ben ay çekirdeklerini aromasını yoğunlaştırmaları icin hafifçe soteleyerek kullandım. Afiyet olsun...



Devamını Oku...

17 Ocak, 2018

KESTANELİ VE ARMUTLU TART




Bu yıla tatlılarla başlıyoruz, öyle de devam etsin diyelim. Kestaneli armutlu tart blog kızları toplantılarımızın bizim evde olan buluşmasında yaptığım tatlı idi. Tarifi hem davetlilerimden, hem de sosyal medyada görenlerden çok istek aldı, tadıda yiyenlerden tam not alınca yazmak şart oldu. 


Buluşmalarımızı takip edenler hatırlar belki, biz yıllardır kime davetli isek, her birimiz menüye bir yiyecek ile katkıda bulunuyorduk, bu yıl ise bu uygulamamızı değiştirdik ve ev sahibi kendi yaptığı lezzetler ile misafirlerini ağırlar hale geldi. İlk uygulama ise bendeki davette oldu. Hal böyle olunca menüye önceden karar verip, plan yapmış olsam da işler tersliklerle aksayınca plandan geri kaldım ve tartın yapımına cuma gecesi sıra geldi ve pişirip yattığımda saat gece 2'yi geçmişti. Ben acaba kötü mü oldu derken, tart gerçekten güzel olmuştu, tabi beraberinde ikram ettiğim tuzlu karamel sosun da etkisi oldu sanıyorum:)

Tartlar bildiğiniz gibi farklı şekillerde hazırlanabilen hamur işleri, tatlı ve tuzlu olabileceği, üzerinde sadece krema ve meyve veya hamur parçaları olabiliyor, bazıları da benim yaptığım gibi üstü de kapalı (kısmen veya tamamen) olarak hazırlanıyor. Kare, yuvarlak, dikdörtgen ve porsiyonluk kalıplar kullanarak yapmak mümkün. 


Çok sevdiğim tart desenim, instagramda gördüğüm bir tarta aitti. @madamejuju hesabında gördüğüm şekli çok beğenmiştim, elimde minik kalp kalıp da olunca tartımı bu şekilde hazırlamaya karar verdim. Tartımı kare bir kalıbın yanı sıra, ekranda gördüğünüz iki kişilik yuvarlak kalıp ile de hazırladım ve sabah ev halkı tarafından hemen bitirildi.Tarife geçmeden önce beraberindeki tuzlu karamel sos ile ilgili ayrı bir yazı hazırlayacağım, çünkü kullandığım tuzdan da bahsetmek istiyorum. Tart tek başına servis edilebilecek bir lezzet taşıyor ama dilerseniz, süt karameli veya tuzlu karamel sosları ile ikram edebilirsiniz.    

Malzemeler:

Hamuru için:

- 400 gr un
- 250 gr soğuk tereyağ
- 1 yemek kaşığı pudra şekeri
- 1 çimdik tuz
- 2-3 yemek kaşığı soğuk su veya süt


Harcı için:

- 3 adet orta boy armut
- 200 gr haşlanmış kestane
- 2 yemek kaşığı toz şeker
- 1 çay kaşığı tarçın

Yapılışı:

İyi bir tartın sırrı hamurundadır, bu nedenle tüm malzemeleri soğuk olarak kullanmalıyız. Öncelikle un, tuz ve şekeri karıştırıyoruz ve ufak küplere kestiğimiz soğuk tereyağımızı unlu karışıma ilave ediyoruz. Hamurumuzu el değmeden hazırlamak bir diğer kritik nokta, çünkü el ısısı ile yağın yumuşamasını istemiyoruz. Bu nedenle mutfak robotu, rondo, el değmeden kullanılabilen hamur karıştırıcı veya bıçaktan faydalanabiliriz. Malzemeler bu şekilde karıştırılırken kum taneleri gibi olacaklar. Kum taneleri biraz irileşince soğuk su veya sütümüzü ekliyoruz  (ben genelde su kullanırdım ama bu tart için süt kullandım) ve yine el değmeden karıştırmaya devam ediyoruz. Sıvı eklemesi ile hamurumuz toparlanmaya başlayacak ve son aşamada çok el ısımızı vermeden, parmak uçlarımızı kullanarak hamuru bütün hale getiriyoruz ve streç fime sarıp buzdolabında 1-2 saat bekletiyoruz, vaktiniz yoksa buzlukta 20-25 dakika tekrar soğumasını ve dinlenmesini sağlıyoruz. Bu hamuru 1 gün önceden de hazırlayıp, buzdolabında bekletebiliriz.

İç harcı için; armutlarımızı iri küpler halinde doğruyoruz ve üzerine şeker ve tarçını ekleyip, ocağa alıyoruz. Pişirme sırasında şekerler eriyip, armutlar yumuşayacaklar ama tamamen erimesine izin vermeyeceğiz. Ocaktan aldıktan sonra önceden haşlayıp, soyduğumuz ve iri parçalı ezdiğimiz kestanemizi de ilave edip, hepsini karıştırıyoruz ve soğuması için bırakıyoruz. 
Soğumuş ve dinlenmiş olan hamurumuzu buzdolabından alıyoruz ve iki parçaya ayırıp, ilk parçasını unladığımız düz zeminde, yine unladığımız merdane ile açıyoruz. (ilk parçayı hazırlarken diğer parçayı buzdolabında bekletelim) Bir diğer yöntem olarak unladığımız yağlı kağıdın arasında da açabiliriz ki ben bu şekilde çalıştım. Hamuru açarken, büyüklüğünü ve şeklini pişireceğimiz kalıba göre ayarlıyoruz.(Ben kare bir kalıp kulandığım için bu şekilde açmaya çalıştım) Hamur 1 cm kadar incelince kalıbımızın tabanına merdaneye sararak dikkatlice yerleştiriyoruz ve kenar fazlalıklarını bıçak veya el ile alıyoruz. Hamurumuzun diğer parçasını da aynı şekilde açıyoruz ve üzerinde yapmak istediğimiz desene göre kalıplar yardımıyla ve bıçak ile şeritler keserek şekillendiriyoruz. Tart kalıbındaki birinci katın üzerine iç harcımızı yaydıktan sonra ikinci kat hamurumuzu dikkatlice üzerine yerleştiriyoruz ve yine fazlalıkları alıyoruz. Tartımızı önceden ısıtılmış 180 derece fırında 35-40 dakika kadar pişiriyoruz ve fırından alıyoruz.  Soğuduktan sonra çok az pudra şekeri serpiştirerek servis ediyoruz. Afiyet olsun...

Devamını Oku...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...