01 Ağustos, 2008

YAZLIK LEZZETLER ETKİNLİK TARİFLERİ

Yazın güzel ayı Temmuzu geride bıraktık ve aynı zamanda etkinliğimiz de sona erdi. Etkinliğe katılan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, hepinizin ellerine sağlık...


Tariflerimizi bana ulaşma sırasına göre yayınlıyorum, hepimize afiyet olsun...






İlk tarifimiz Pastarda Burçin'e ait-Çikolatalı Parfe Dondurma




2. tarifimiz Serin Mavi'den- Limonlu Dondurma



Diyalog Yemekleri Süheyla bizlere serinlememiz için Buzlu Çay hazırlamış




Kuşadası'ndan Ezgi'nin tarifi- Patlıcanlı Köfte



Sihirli Mutfağım Betül'e ait olan etkinlik tarifi- Cappucino Aromalı Parfe




Aslı'nın mutfağı'ndan etkinliğimiz için Zeytinyağlı Kabak çıkmış



Çapan Kızı Mutfakta Blogundan Ümran bizlere Çilekli Tartoletler hazırlamış


Kekik sayfasından Hadiye Hanım'ın tarifi Buğday Salatası


Düşlerimin İncisi'nin yazarı Dilek bizlere Şeftali Rüyası yapmış


Özgül'ün Tarifleri'nden bizim için Creme Brulee'yi seçmiş Özgül Hanım

Yemek Bahane Mügecimin tarifi Patlıcan Salatası


Nurdan'ın Mutfağı'nda etkinliğimiz için 3 tarif hazırlanmış


Armutlu Çikolatalı Krema



Muhteremle Afiyetle bize Çilekli İrmik Tatlısı hazırlamış


Haydi Mutfağa diyen Gamze bizlere çileki başka bir lezzet olan Çilek Soslu Tavuk Göğsünü yapmış


Bahar Çiçeği Öznur'un Almanya'dan hazırladığı etkinlik tarifi Quarklı, Meyveli Tatlı


Anne Kedi bizlere Vişne Suyu hazırlamış

Türk Lokumumuz Aybike ise bize Çilekli Dondurma yapmış


Sevda Mavisi'nin tarifi ise güzel bir Yaz Salatası


Temmuz ayının diğer etkinlik sahibesi Burcu'da Chaplin Cafe'de iki tarif hazırlamış -Yalancı Tavuk Göğsü ve

Vişneli Supangle

Pelince Lezzeteler'in mutfağında etkinlik için Banana Split hazırlanmış


Not Defter'den Sinem bizlere yaza uygun Light Kızartma yapmış


Kara Kazan'da Serap bizler için Dondurmalı Meyve Suyu hazırlamış


Ganne bizlere Elma Kompostosu pişirmiş


Pasta Saati Gaye bizlere Limonlu Kek yapmış


Pelin'in Pastanesinin tarifi nefis görünen bir Vişneli Kup


Pasta Şehri- Funda bizlere Zencefilli Limonlu Cheesecake yapmış


Bülbülün Yeri Birgül'ün tarifi ise Bisküvili Pasta ve Dondurma


Anne kız Mutfakta olan Birsel bizlere Muhallebi Lokumu yapmış


Antalya'dan Hünerli Eller'in tarifi- Oraletli Pasta


Mutfak Sepetim- Merinda etkinliğe cupcakeleri ile katılmış -Vanilyalı Cupcake


Yeni bir blog olan Cadı Kazanı'nın yazarı Bahar bizlere Ahududulu Parfe yapmış


Bir Dilim Düş-Evren'in etkinlik tarifi- Meyve Salatası


Papatya Gülrizcim bizlere dondurma yapmış- Portakallı Dondurma


Semaver Hatice bizler için 2 tarif hazırlamış - Cevizli Muzlu Parfe ve


Yemeklik Blogundan Hatice'nin tarifi- Meyveli Jöle Pasta


Sofra Şenliği etkinliğimize 2 grupta topladığı tarifleri ile katılmış- yaz mezeleri




Kakaolu Pasta'nın yazarı Gökçe etkinliğimizin son tarifini Vişneli Turta olarak belirlemiş oldu.




Etkinliğimizin sonu ama ev sahibi olarak benim tarifim ise Kabak Çiçeği Dolması, tarif eklendi...


Devamını Oku...

31 Temmuz, 2008

YAZLIK LEZZETLER- BİLGİ


Yazlık Lezzetler etkinliğimiz dün itibari ile tamamlandı, ancak hala tarifler geliyor ve ben de etkinlik yazısını hazırlayana kadar (hafta başına kadar), tarifleri eklemeye devam edeceğim, tarif gönderen tüm arkadaşlarıma cevap yazdım, benden bilgi almayan varsa tekrar gönderirse sevinirim, yazlık lezzetlerimizle buluşmak üzere
Devamını Oku...

30 Temmuz, 2008

DALINDAN MEYVE YEMEK VE PATLICANLI SAÇ BÖREĞİ

Nereden başlasam bilemedim.... Yazılacak çok şey birikti, ama ben bazen yoğunluktan, bazen de keyifsizlikten bir türlü geçemedim bilgisayarın başına. Etkinlik yazısından sonra, gezimizden başlayıp, davetlerle devam edecektim olmadı. Düşündüm sırası kalmadı bu işin dedim ve biraz sondan başlamaya karar verdim.
2 hafta önce 2 günlüğüne memlekete evimize gittim. Annem bahçedeki ağaçların meyvelerini dalından yiyemiyoruz diye üzülüyordu, gittim ve kayısı ağacında rüzgarın bıraktığı son meyveleri, dalından yedim. Dalından meyve yemenin ne güzel bir şey olduğunu düşündüm, eskiden böyle şeyleri düşünmezdik, büyük şehirde büyüyen çoğumuz dahi, apartman bahçelerindeki ağaçlardan, komşu bahçesinden meyve yemiştir, ama artık pek kalmadı komşu bahçesi ve ağaçlar ve dalından yiyemez olduk...

Evimizin bahçesi küçük sayılır ama bahçede, kayısı, erik ve kiraz ağaçlarının yanısıra, domates, salatalık, biber, patlıcan, maydonoz ve soğan var. Tabi bunlar aile ihtiyaçlarını ancak karşılayacak düzeyde şimdilik. Bahçenin bir bölümünde de çiçekler ve çam ağaçları var, bu yıl laleler çok güzel olmuş ama biz göremedik, güller de solmaya başladığı için ben bolca papatya seyrettim, çok güzellerdi...


Tabi annenizin yanına gidince sevdiğiniz yemeklerin yapılması olmazsa olmaz, bilirsiniz. Anneciğim de, ben sadece zeytinyağlı yemek istiyorum deyince 1-2 çeşit zeytinyağlı pişirmiş. Bu nefis çöreklerle, yazlık lezzetler için yaptığımız dolmayı birlikte hazırladık. Gerçi saç böreği için benim katkım pişirme düzeyindeydi, annem biraz "biyonik kadın" kıvamında olduğu için ben öğle uykusundayken içini pişirmiş, ertesi sabahta yürüyüşe çıkmadan önce hamuru mayalamıştı, ben ancak annemin yürüyüş dönüşüne uyanınca, sadece pişirmeye yardım ettim. Çöreklerimizi pişirip sıcak sıcak kahvaltımızı ettik. Çörekleri yedim ama ailenin tüm fertlerinin bir arada olduğu, kalabalık soframızı da çok özlediğimi farkettim. Bu kadar anlattıktan sonra annemin nefis saç böreği veya içli çöreğinin tarifi şöyle;

Malzemeler: (20 çörek için)

Hamuru için:

-2 su bardağı süt
-1 paket kuru maya
-2,5 su bardağı ılık su
-1 çay kaşığı tuz
-Alabildiği kadar un

Patlıcanlı İç Harcı İçin:

-4 adet patlıcan
-4 adet domates
-3 adet sivri biber
-3 baş soğan (orta boy)
-9-10 dal maydanoz
-4-5 dal dereotu (isteğe bağlı)
-Tuz, karabiber, kırmızı biber
-2 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı:

Bu çörek için önceden içimizi hazırlıyoruz. Bunun için zeytinyağımızda, doğradığımız soğanlarımızı hafifçe kavuruyoruz, sonra doğranmış biberlerimizi ve patlıcanlarımızı (tuzlu suda bekletip, acılığını aldıktan sonra) ekliyoruz. Bunlar da kavrulunca, kabuklarını soyarak doğradığımız domateslerimizi ilave ediyoruz ve pişmeye bırakıyoruz. Patlıcanlarımız biraz yumuşayıp, içimiz kıvam alınca maydonoz ve dereotumuz ile tuz ve baharatlarımızı ekleyip, ocaktan alıyoruz. İçimiz soğurken hamurumuzu hazırlayabiliriz. Hamur için, 3 bardak kadar unu, yoğurma kabımıza alıp, ortasını havuz gibi açarak, süt ve suyumuzu koyuyoruz, mayamızı ve tuzumuzu da ekleyip, unu karıştırarak yoğurmaya başlıyoruz. Bundan sonrası için hamurumuz kulak memesinden yumuşak bir kıvam alana kadar un ekleyerek yoğurmaya devam ediyoruz (maalesef bu kısımda uyuyor olduğum için un ölçümü yapamadım, anneciğiminde aklına gelmemiş) Hamurumuz hazırlanınca, üzerini kapatarak, sıcak bir ortamda mayalanmaya bırakıyoruz. Yaz sıcağında 30-40 dakikada mayalanacaktır. Hamurumuz kabarınca, bezelere ayırıp, aşağıdaki kolajda göreceğiniz gibi, 30 cm çapında açarak, içini koyup kapatıyoruz ve hiç yağ kullanmadan ısıttığımız teflon tavada pişiriyoruz. Biz bu çörekleri patlıcanın yanısıra peynirli olarak da hazırladık. Hamur bezelerinin bir kısmına peynir ve dereotu karışımı ile hazırladığımız harcı koyduk, sizlerde bu şekilde hazırlayabilirsiniz. Afiyet olsun....

Devamını Oku...

11 Temmuz, 2008

EVİ YENİDEN DÜZENLEMEK....

Nerelerdeydim yazımda evi yeniden düzenlemekle uğraştığımdan bu nedenle de blog yazılarımın seyrekleştiğinden bahsetmiştim. Yazıma gelen yorumlardan biri neler yaptığımı soruyordu, bende belki sizlere faydası olur diye kısacık yaptıklarımı paylaşmak istedim.

Öncelikle evin tüm alanlarında bir kalabalık oluşmuştu ve eşyalarımı kullanmak eziyete dönüşmeye başlamıştı, ayakkabılarımı bulamamak, gardropta kırışan kıyafetler, çok dolmuş olan konsol ve mutfak dolapları yüzünden istediklerimi kullanamamak türünden sıkıntılarım vardı. Bunun üzerine 2 aya yakın bir zamandır evdeki tüm eşyalarımızı gözden geçirerek, gerekli gereksiz ayrımı yapmaya çalıştım. Öncelikle kütüphanemizi temizledik eşimle birlikte fazlalıklardan kurtulunca yaşam alanımız genişledi. Sonra gardrop temizliğine giriştim, fazlalıkları Beşiktaş Belediyesi'nin "Dost Eller"ini arayarak onlara teslim ettim, kalanlardan fazla kullanılmayanları, nevresim, yorgan yastık gibi şeyleri vakumlu poşetlere yerleştirerek kaldırdım ve ciddi anlamda yer kazanmış oldum, belki bazılarınız kullanıyordur bunlardan, açıkcası ben oldukça memnun kaldım. Bu şekilde açılan dolaplara da kutuları ile sakladığımız eşyalarımızı yerleştirdim. Bu şekilde de mutfak dolaplarımı ve konsolumu rahatlatmış oldum. Son olarak da aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz şeffaf ayakkabı kutularına geçmek oldu. Bu ürünü Ediciğimin sayfasında görmüştüm ve aklımda kalmıştı, ayakkabıları karton kutuların içinde bulmak zor olduğu için bu kutulardan alıp, bunlara yerleştirdim ve hayatımızı kolaylaştırmaya çalıştım. Şeffaf ayakkabı kutularını http://www.ayakkabikutusu.com/ adresinden temin edebilirsiniz. Tabi bu arada adı "bahar temizliği" olan süreci yaza taşımış oldum.

Nihayet işlerim bitti, en çok yukarıda olduğu gibi hamak keyfi yapmayı özledim, en kısa zamanda böyle keyif yapmayı umuyorum ve tabiki bloguma daha fazla vakit ayırmayı...
Devamını Oku...

01 Temmuz, 2008

YAZLIK LEZZETLER


Bir yıl ne çabuk geçmiş, etkinlik sırası bana gelince anladım. Ayşe'nin başlattığı YAMAN ETKİNLİKLER için ev sahipliği talebinde bulunduğumda, gelecek yıl Temmuz, çok var, düşünür taşınır, güzel bir konu bulurum demiştim. Bir yıl büyük bir hızla geçti, Yaman Etkinliklerde 12. durağına geldiğine göre o da 1. yaşını kutluyor. Etkinlik konusunu seçmeye çalışırken düşündüğüm 1-2 konu diğer arkadaşlarım tarafından yapılınca mevsimine uygun olarak "Yazlık Lezzetler" konusunu işlemeye karar verdim. Aklımdaki 1-2 şey içinde seçim yapmama yine Yaman Ayşe yardımcı oldu.
Yazlık lezzetler kapsamında, yazın tüketilen herşeyi paylaşabilirsiniz. Dondurmalar, soğuk tatlılar, yaz salataları, buz gibi içecekler, yaz zeytinyağlıları ve hatta soğuk çorbalar gibi....


Etkinliğimizin logosu için kodumuz şöyle;



Ve etkinliğimize son katılım tarihi 31.07.2008. Bu tarihe kadar tariflerinizi yazliklezzetler@gmail.com adresine, isim, bulunduğunuz şehir, blogunuz varsa adresi ile birlikte bekliyorum. Hepimize afiyet olsun....
Devamını Oku...

30 Haziran, 2008

NERELERDEYDİM?



Nerelerdesin sorularınızın cevabı aslında basit, buralaradayım, ama bloga vakit ayıramadım, daha doğrusu blog ve sizler için yeni şeyler yaptım, görüntüledim ama yazamadım. Bunun en önemli sebebi 19 Mayıs seyahatimizde geçirdiğim hastalık sonrası, kendimi daha iyi hissetmek için ev hayatımızı yeniden düzenlemek üzere giriştiğim hummalı çalışma. Zaten işte yoğun günler geçiriyorum, akşamları eve gelince oda oda tüm evi elden geçirmeye çalışınca, blogu güncellemekte zorlandım ve istemeden de olsa blog yazılarımın arası açıldı.


Geçen zaman içinde doğum günü için sürpriz bir parti hazırlamayı ve akraba davetimiz için özel bir sofra hazırlamayı ihmal etmedim. Özet görüntüleri yeralan bu sofralardan tariflerle burada olacağım. Ama öncesinde 19 Mayıs gezimizden özet ve daha da önce etkinlik evsahibeliğime dair yazımla karşılaşacaksınız....


Devamını Oku...

29 Haziran, 2008

ÇİLEKLİ VE KREMŞANTİLİ ÇİKOLATALAR

Bu ayın 2. etkinliğinin konusu çikolata, Sevda Mavisi'nde gerçekleşen etkinliğe, eşimin doğumgünü partisi için hazırladığım pratik bir çikolatalı tarif ile katılıyorum. aynı tarifi tüm ev partileri, davetler ve bayramlar için farklı şekillerde hazırlayarak uygulayabilirsiniz. Mevsimine göre çilek, vişne, kiraz, muz, kivi, kayısı, şeftali, elma... hepsi ile çok güzel olur. Ben bu pratik ve ölçüsü olmayan tarif için evde bulunan kare çikolataları kullandım, siz yuvarlak ile de yapabilirsiniz. Kare çikolatalarımın üzerine 1 bardak soğuk süte 1 paket olacak şekilde hazırladığım kremşantileri sürüp, üzerlerine çileklerimi yerleştirdim. Aslında vakit sıkıntım olmasaydı, kremşantiyi süslü uçlarla sıkmayı planlamıştım, sizler elinizde varsa duylarla da yapabilirsiniz. Hazırladığımız çikolataları serin bir ortamda bekleterek servis yapabiliriz. Afiyet olsun...
Devamını Oku...

28 Haziran, 2008

VİŞNELİ, ÇİKOLATALI CUPCAKE FESTİVALİ

Nerelerdeyim sorularına cevap vermeden önce etkinlik tariflerimi paylaşmak istiyorum. Cupcake Festivali, Hayatın Tatları Zerrin'in ev sahipliğinde gerçekleşti bu ay. Ben en sevdiğim muffinlerimi çikolata ve süsleme şekerleriyle etkinlik için hazırladım. Tarif için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz. Tamamen tarifteki gibi pişirdiğim muffinlerimin üzerine çikolata ve krema ile hazırladığım (1'e 1 ölçü ile) ganajı sürüp, minik kalp ve balık şekerleri ile süsledim. Afiyet olsun...

Devamını Oku...

13 Haziran, 2008

MUHAMMARA

Yoğun geçen günler arasında çok az vakit ayırabiliyorum şu sıralar bloga, oysa elimde güzel sofralar ve lezzetli yemeklerin fotoğrafları birikti, en kısa zamanda eski tempoma dönmeyi umarak ve gezi yazılarımı erteleyerek muhammaranın tarifini paylaşmak istiyorum.
Muhammara Güneydoğu Anadolu (özellikle Antep) mutfağından bir lezzet, oralara da daha güneyden geldiğini söylemek lazım. Bu lezzetli meze normalde acı pul biberden, biber limonsuyu ile ıslatılarak ekmek ve diğer malzemelerin eklenmesi ile yapılıyor, ben acılığını azaltmak ve pratiklik sağlamak için acı-tatlı karışık biber salçası ve domates salçası kullandım. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:
-1 su bardagi çekilmis ceviz
-3 diş sarmisak
-1 çorba kasigi domates salçasi
-2 çorba kaşığı biber salçası
-1 çay bardağı bayat ekmek içi
-1 tatli kasigi kimyon
-1 cay kasigi karabiber
-1 limonun suyu
-2 corba kasigi zeytinyagi
-Servis için maydanoz
-Tuz (biber salçasının tuzuna göre az miktarda)
Yapılışı:

Ekmeğimizi limon suyu ile ıslatıp, diğer malzemlerle birlikte iyice karıştırarak macun kıvamı almasını sağlıyoruz. Sonra ekmek üstünde veya tek başına kıyılmış maydanoz ile servis yapabiliriz, bu kadar kolay. Muhammaramızı hazırlarken cevizleri çok ince çekmemek yerken daha lezzetli olmasını sağlıyor. Ayrıca isterseniz labne peyniri ekleyebilirsiniz. Ben hazırladıktan sonra ikiye bölüp, yarısına 100 gr kadar labne peyniri ekledim, peynir mezemize yakıştı ve acılığını biraz hafifletti. Tabi hiç acı sevmeyenler için bu lezzetli mezeyi sadece tatlı biber salçası ile yapabiliriz. Ayrıca sevenler için nar ekşisi de ekleyerek hazırlayabiliriz. Afiyet olsun...

Devamını Oku...

05 Haziran, 2008

ANASONLU EKMEK VE ÇİLEK REÇELİ

Eskisi kadar sık yazamıyorum, farkındayım:) Kendimce geçerli sebeplerim var, öncelikle 19 Mayıs'ta bir gezi yaptık eşimle, gitmeden önce başlayan hastalık beni seyahatimizde ve sonrasında rahat bırakmadı, bu süreçte sadece etkinlikler için yazmaya çalıştım, elimde yazılmayı bekleyen çok şey birikti, ama önce çok uzun süredir gelecek tarif penceresinden bakan anasonlu ekmeğimin tarifini yazacağım. Sonrasında gezimizle ilgili yazmak istiyorum, ilerde gideceklere ve bize rehber olsun diye. Nereye gittiğimiz sürpriz olsun:)
Anasonlu ekmek aslında sadece anasonlu denecek bir ekmek değil, içinde yok yok, haşhaş, ayçekirdeği, ceviz, anason...Bu ekmek aslında biraz kek vari bir ekmek, kahvaltılar için çok uygun bir tarif, tabi bir de benim yaptığım gibi mis gibi kokan çileklerden yapılmış reçelle yerseniz... Çilek reçelini de mevsimi geçmeden yazayım istedim, aslında kolay bir tarif ama herkesin kendince püf noktası vardır, ben de anneciğimden öğrendiğim haliyle tarifi paylaşıyorum. Önce ekmeğimizin tarifi;


ANASONLU EKMEK

Malzemeler:
- 2 adet yumurta
-1/2 çay bardağı sıvıyağ
-1 çay bardağı yoğurt
-1 tatlı kaşığı toz şeker
-2,5 su bardağı un
-1 paket kabartma tozu
-1 çay kaşığı tuz
-1 tatlı kaşığı anason
-1 yemek kaşığı ayçekirdeği
-1 yemek kaşığı haşhaş tohumu
-2 yemek kaşığı iri kıyılmış ceviz

Yapılışı:

Ekmeğimizi kek hazırlar gibi yapıyoruz, yumurta, sıvıyağ ve yoğurdu çırptıktan sonra, tozşeker ve tuzunu ekliyoruz. Unumuzuda azar azar ilave ederek çırpmaya devam ediyoruz. Bu arada kabartma tozumuzu da ekliyoruz. Hamurumuz ekmekden daha az, kekden daha fazla yoğunluğu olan bir kıvamda olacak. Son olarak haşhaş tohumu, anason, ayçekirdeği ve cevizimizi de ekleyip, bir spatula ile karıştırdıktan sonra yağlanmış kalıbımıza döküp, önceden ısıtılmış 180 derece fırında 35-40 dakika kadar pişiriyoruz. Eğer anasondan hoşlanmıyorsanız çıkarabilir veya yerine kekik koyabilirsiniz. Afiyet olsun...


ÇİLEK REÇELİ

Malzemeler:
-1 kg çilek
-1 kg tozşeker
-1/2 limonun suyu

Yapılışı:

Çilek reçelini de pek çok reçel gibi meyve ve şekerimizi bir süre bekleterek yapıyoruz. Annemin bu iş için uyguladığı süre genelde 1 gecedir. (Ertesi gün yapacağı reçeller için 1'e 1 ölçüsünde meyve ve şekeri akşamdan reçeli kaynatacağı tencereye koyar -önce meyve, üzerine şeker-. Ertesi gün şeker meyvenin suyu ile erimiş olacaktır. Buradan sonrası ise bence ustalık işi, çünkü bazı meyveleri kaynama aşamasında önceden tencereden almak gerekiyor, bunun zamanlamasını ayarlamak pratikle oluşan birşey diye düşünüyorum.) 1 gece beklettiğimiz çilek ve şekerimizi ocağa alıp, kaynayana kadar ara ara karıştırıyoruz. Kaynama noktasına gelince de çileklerimizi bir süzgeç yardımıyla tencereden başka bir kaba çıkarıyoruz ve reçelimizin suyunu kıvam alana kadar kaynatmaya devam ediyoruz. Reçelin kıvamına bakmak için bir tatlı kaşığı alıp, biraz soğuyunca kıvamını kontrol edebiliriz. Bundan sonra ise limon suyunu ekleyip, karıştırdıktan sonra ocaktan alıyoruz. Reçelimiz biraz ılınınca içine tekrar çileklerimizi ekliyoruz ve iyice soğuduktan sonra kavanoza alıp, dolaba kaldırabiliriz. Çilek reçelinin lezzetinin yanısıra en keyifli tarafı evi saran mis gibi çilek kokusu sanırım. Afiyet olsun...
Devamını Oku...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...