25 Ağustos, 2007

KISA TATİL İZLENİMLERİ VE ÇİLEK LİKÖRÜ


Tatildeyim, siz bu satırları okuyorsanız, Bozcaada'ya ulaşmış ve daha önceden hazırladığım ve uzun süredir bekleyen çilek likörü tarifimi ve geçen haftasonu gittiğim kısa tatilimin izlenimlerini yayınlayabilmişim demektir. Ne güzel bir şey tatildeyim demek, tatildeydim de fena sayılmaz aslında:) Ben şu an ikisini birden söyleyebiliyorum, aslında uzun zamanlar değil, geçen haftasonu, İstanbul'dan Muğla'ya ablamın yanına giden annemle, ablamla, eşiyle ve dünya tatlısı yeğenimle vakit geçirebilmek için ben de Muğla'ya gittim. Şimdiki tatil ise 1 haftalık, ama ben 1-2 tarif hazırladım, blogu takip edenleri 1 hafta boyunca aynı görüntülerle bırakmamak için:)
Muğla tatilim kısaydı, ama dolu dolu geçti, tüm ilçelerinin tatil beldesi olması ve 1-2 saat mesafeyle farklı yerlere gitme imkanı, bu şehrin en büyük avantajı bence. Bizde bu fırsatı elimizden geldiğince değerlendirdik. Önce Akyaka'ya gittik, orada denize girip, gezdik, sonra Köyceğiz'e kısacık uğrayıp, oradan Yuvarlak Çay'a, Sandras doğal kaynak suyunun çıktığı Sandras dağının eteklerinde, aşağıda fotoğrafta görülen yere gittik. Sandras, kaynak suyu depremler sonucu ortaya çıkmış, ufak bir şelale olmuş ve suyun dağdan çıktığı yerden, aşağılara kadar tesisler kurulmuş, bu doğal ortamı çok beğendik, burada günün yorgunluğunu atıp, serinleme fırsatı bulduk, alabalıklarımızı yedik. Fotoğrafta görülen salıncaktan suya atlayanlar vardı, ben de epeyce imrendim ama günün yorgunluğu bana engel oldu. Eğer yolunuz Köyceğiz taraflarına düşerse bu güzel yeri görmenizi tavsiye ederim.

2. gün ise sabah kahvaltısı için Çiçekli Dağı'nda evini açarak, köy kahvaltısı sunan bir yere gittik, tereyağda pişmiş yumurtanın lezzeti, sıcağı unutturdu. Ağaçlar altında, yeşillikler arasında keyifle kahvaltı yaptık. Bahçesinde gezerken bu minik domates ağacını, ve yumurtaya benzer meyveleri olan bitkiyi, çift renkli sardunyaları ve nar ağacını görüntüledim. Kahvaltıdan sonra Sedir Adası'na ve Saklı Göl'e gittik, buralara ve Akyaka'ya ilişkin izlenim ve görüntüleri tatil sonrası paylaşacağım.

Ve gelelim tarifimize, biliyorum çoğunuz çilek mevsimi geçti diyeceksiniz, ama evde dondurulmuş çileğiniz varsa veya manavlarda, pazarlarda az da olsa bulabilirseniz denemenizi tavsiye ederim, hiç olmadı gelecek yaz için not edilebilir. Bu likörün kolay tarafı kahve likörü gibi hemen tüketilebilmesi, yani uzun bir bekleme süresi yok, ama bekletmenin de tadını atrrırdığını belirtmeliyim. Tarif şöyle;

Malzemeler:

-Yarım kilo çilek

-35'lik vokta veya cin (ben cin kullandım)

-1 su bardağı toz şeker

-1 çay kaşığı hindistan cevizi rendesi

Yapılışı:

Çileklerimizi yıkayıp, aromasının çıkması için hafifçe eziyoruz ve üzerine şekeri ilave edip, karıştırarak, recel gibi kaynayana kadar pişiriyoruz. Ocaktan alırken hindistan cevizini ekliyoruz ve karışım ılınınca cini döküp, 1 gece bekletiyoruz ve süzgeçten geçirip, saklayacağımız şişeye aktarıyoruz. Tabi bekleme zamanımız varsa süzme işlemini servis yapacağımız zamana bırakabiliriz. Ben ilk yapışımda alkol oranı fazla gelmişti, eğer sizin de böyle bir sorununuz olursa, likörü tekrar kaynatarak, alkolün bir miktar uçmasını sağlayabilirsiniz. İkram ederken nane yapraklarıyla süsledim, bir dahaki denemeye içine biraz nane koymayı düşünüyorum, belki siz de bu şekilde denersiniz. Afiyet olsun...


10 kişi yorumlamış /Siz de yorum yazın :

esra(büyüleyenmutfak) on 25 Ağustos 2007 23:18 dedi ki...

merhaba,

görüntülerin hepside birbirinden nefis

öncelikle ellerine sağlık
dahası tekrar iyi tatiller

sevgiler

cafe gusto on 26 Ağustos 2007 00:44 dedi ki...

Sevgili Neslihan
Çok güzel bir likör olmuş ellerine sağlık ayrıca sunum ve diğer tüm fotoğraflar harika.
sevgiler.

Işıl on 26 Ağustos 2007 11:59 dedi ki...

Neslihancığım

Seni kıskanmadım desem yalan olur. Harika yerlere gitmişsin. Görüntüler mütiş.

iyi tatiller.

Sevgilerle...

Burçin'in Denemeleri on 27 Ağustos 2007 09:27 dedi ki...

Harika görüntüler bunlar.
İyi tatiller Neslihan'cığım.
Sevgiler,

Evcilik Lezzetler on 27 Ağustos 2007 13:41 dedi ki...

Görüntüler de likör de harika görünüyor, uğurböcekleri pek şirin :))
İyi tatiller...

Müge on 27 Ağustos 2007 15:47 dedi ki...

Neslihancım;
Sandras a bayıldım ne kadar da huzurlu, dönüşte biraz daha büyük resimler rica ediyorum senden. Kesinlikle bizim fotograf deli lerinin gitmek isteyeceği bir yer.
Sana iyi tatiller diliyorum canım, sevgiler...

SelServis on 28 Ağustos 2007 00:31 dedi ki...

Neslihancığım ellerine sağlık sanırım bir dahaki çilek mevsimini bekleyeceğim zira buralarda çilek görmek çok zor artık. Ne güzel bir tatil geçirmişsin. Şimdiki tatilininde böyle güzel geçmesini dilerim. Sevgiler..

Hesna on 28 Ağustos 2007 11:51 dedi ki...

Merhaba
Görüntüler harika, bloğunuzdaki tarifler çok güzel.
Bende beklerim.
Selamlar
Hesna

Yasemin on 28 Ağustos 2007 16:17 dedi ki...

ay bende tatil istiyorum yeniden yeniden yeniden! bitmesin bu tatiller yaw :(((
neslos nede guzel gezip gorup eglenmissin ve devam ediyorsun vallahi cok sevindim senin adina! gez gor eglen canim :) iyide dinlen.. bu arada siteni takip edenleride unutmaman buyuk incelik yani supersin super :) iyi tatillerrr!!

Neslihan on 28 Ağustos 2007 19:26 dedi ki...

Sevgili Esra, Serpil, Işıl, Burçin ve Burcu, hepinize çok teşekkür ederim.
Sevgiler

Mügecim, tatil dönüşü sana büyük fotolar ve daha fazla bilgi gönderirim.
Sevgiler

Seldacım, ben son pazara gidişimde ve evin ordaki manavda görmüştüm ama gelecek yıl tazeleriyle denersin, teşekkürler
Sevgiler

Sevgili Hesna, hoşgeldin, tatil dönüşü sayfanı inceleyeceğim.
Sevgiler

Yasemincim, dur daha sen de yeni geldin:), hem bebiş gelince bol bol tatil yaparsınız inşallah, çok teşekkürler canım.
Sevgiler

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...