21 Nisan, 2008

MANTI


Mantı, yine Annemin tariflerinden. Çocukluğumda babamın işi nedeniyle Kayseri'de yaşamıştık. Bu şehrin bize bıraktığı tatlardan biridir mantı. Yazacağım tarif klasik Kayseri Mantısı, ama patatesli, peynirli, sebzeli çeşitleri yapılırdı, yani aslında ravyoli bizim mutfağımızda da mevcut, sadece şekilleri farklı. Mesela patatesli mantı, üçgen ve biraz daha büyük olurdu. Oturduğumuz apartmanda komşuluk ilişkileri çok iyiydi, sık sık görüşülür, özel yiyecekler yapıldığında dağıtılırdı. Yaşıtım olan pek çok arkadaşım yani oyun oynayacak bolca çocuk ve o zamanlar kocaman sandığımız, şimdilerde küçük gelen bir bahçemiz vardı. Geçmişe döndüğümde hep güzel canlanır bu günler. En çok da şimdilerde bulamadığımız komşuluğu özlerim, bir de komşumuzun getirdiği patatesli mantıyı. Ama bugün klasik etli mantı tarifi yazıyorum, belki yakında patatesli bir deneme de yaparım.
İtiraf etmeliyim ki mantıyı ben yapmadım, anneciğim yaptı. Zahmetli sayılabilecek şeyleri yaparak, bize yardımcı oluyor. Bu mantıları da yaptıktan sonra fırınlayarak bana getirdi, ben de bir kısmını buzdolabının normal kısmında, bir kısmını ise buzluğa yerleştirerek, yemek sıkıntısı çektiğimiz veya canımızın istediği zamanlarda pişirerek pratik bir yemek sahibi oldum. Sizlere de tavsiye ederim, vaktiniz veya sizin için yapacak yakınınız varsa, normal tüketiminizden fazla yapıp, bir kısmını fırınlayarak muhafaza edebilirsiniz. Buzlukta 2-3 kadar saklanabilir. Tarifimiz şöyle;
Malzemeler: (6 kişilik)
Hamuru için:
-2 yumurta
-2 bardak su
-1 çay kaşığı tuz
-Aldığı kadar un (yaklaşık olarak 650 gr)
İç Harcı için:
-300 gr kıyma
-2 ortaboy soğan
-1/2 demet maydanoz
-1 çay kaşığı kırmızı biber ve tuz
Sosu için:
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 yemek kaşığı salça
-İsteğe bağlı pul biber
Üzerine:
-Sarmısaklı yoğurt
-Sumak, nane, pul biber
Yapılışı:
Öncelikle hamurumuzu hazırlıyoruz. Bunun için unumuzun yarısını yoğurma kabımıza alıp, ortasına yumurtalarımızı kırıyoruz. Sonra tuzunu ve azar azar suyumuzu ilave ediyoruz. Hamur tüm suyu alıp, cıvık kıvamda olunca, kalan unumuzdan eklemeye devam ediyoruz. Hamurumuz diğer hamurlara göre biraz daha sertçe olacak, ama gereğinden fazla un eklemek de hamurumuzun açılırken zorlanmamıza ve mantıları doldururken de kırılmalara neden olabilir. Hamurumuzu hazırlayınca yarım saat kadar üzerini örterek dinlendiriyoruz. Sonra hamurumuzu 2'ye bölüp, un serpiştirerek oklava ile açıyoruz. Çok ince olmasına gerek yok, 0,5 cm civarında olabilir. Sonra açtığımız hamurumuzu bıçak yardımıyla, önce boyuna, sonra enine 2'şer cm'lik aralıklarla keserek 2*2 kareler elde ediyoruz. (Açılan hamurun yuvarlak olması nedeniyle, kenarlarda kalan üçgenleri, birleştirerek değerlendirebilirsiniz. ) Her karenin içine kıymamız, ince doğranmış soğan ve maydanozumuz, kırmızı biber ve tuzumuzu karıştırarak elde ettiğimiz iç harcından fındık kadar parçalar koyarak, 4 köşesinden bir araya getiriyoruz ve parmağımızla uçlarını bastırarak kapatıyoruz. (Bu ölçüyle yaptığımız mantılardan bir kaşığa 40 tane sığmasa da 10 tane civarı sığıyor, yani küçük sayılabilecek mantılarımız oluyor:) Tüm hamurumuzu bu şekilde içle doldurarak kapatıyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken bir nokta da hamurun nemli olması nedeniyle yapılan mantıların üst üste gelmesi durumunda yapışma tehlikesi, bunun için geniş bir tepsiye tek sıra olacak şekilde yerleştirebiliriz. 2. bezemizi de aynı şekilde hazırlıyoruz ve tepsiye diziyoruz. Bu sürede beklerken mantılar hafifçe kuruyarak, sertleşecekler. Eğer bu ölçü size fazla gelirse bir kısmını önerdiğim gibi, fırınlayarak buzluğa kaldırabilirsiniz.
Mantımızı tamamlayınca pişirmek için derin bir tencerede bol su kaynatıyoruz ve çok az tuz eklediğimiz kaynamış suda mantılarımızı haşlıyoruz. Bu aşamadan sonra mantıyı iki farklı şekilde tüketebilirsiniz,
1. si mantı haşlanınca suyunu tamamen süzüp, sarmısak yoğurdu üstüne, zeytinyağı, salça, pul biberden oluşan sos döküp, baharatlarla yemek (biz böyle yaptık)
2. si mantı haşlanınca suyunu biraz azaltmak ama çoğunu içinde bırakarak hazırlanan salçalı sosu sulu mantıya ilave ederek, çorba gibi tüketmek, burada da istenirse üzerine sarmısaklı yoğurt dökülebilir. (Annem genelde böyle yapar ve Kayseri'de de bu şekilde pişirilir ve önden çorba gibi servis edilir.) Afiyet olsun...

8 kişi yorumlamış /Siz de yorum yazın :

Hülya on 22 Nisan 2008 00:08 dedi ki...

Neslihan'cığım,
Öncelikle sitenin yeni görüntüsü çok hoş olmuş belirteyim..

Anne tarafımdan Kayseri'li olduğumuzdan o sözünü ettiğin patatesli mantıyı ben de bilir ve çok severim (daha önce siteme de eklemiştim) daha çok çerkezler yapar.Hatta ben çerkez mantısı olarak bilirim.

Gerçekten de o eski komşulukları ben de çok arıyorum.
Sevgi ile kal..

Aybike Ceylan on 22 Nisan 2008 05:24 dedi ki...

Coook guzel olmus, ellerine saglik, agzimin sulari akti seyrederken, sevgiler.

Zerrin on 22 Nisan 2008 09:41 dedi ki...

Neslihan'cım patatesli mantıyı hiç biliyorum ve tatmadım onun tarfinide bir ara anlatırsan seviniriz:)
Annenin ellerine ve emeğine sağlık canım...

Tijen on 22 Nisan 2008 21:29 dedi ki...

Alacarte'a da bahar gelmiş ne güzel!

nino on 23 Nisan 2008 13:16 dedi ki...

neslosum nefis seyler yapmissin sayfana bakmaya doyamadim ellerine saglik sevgiler

munevver on 23 Nisan 2008 23:33 dedi ki...

Bizim de ( çoluk, çocuk ) tercihimiz ikinci servis şeklinden yana Neslihan'cığım. Önce çorba gibi suyunu içmeyi seviyoruz. Anneciğinin eline sağlık.

Peçete katlamalarına bayıldım. Hepsini hemen uyguladım. Pek hoşuma gitti. Teşekkürler.

Sevgiyle, Nane Limon

Neslihan on 23 Nisan 2008 23:53 dedi ki...

Hülyacığım çok teşekkürler, beğenilerle daha mutlu oluyorum, demek sen de biliyorsun patates mantısını, blogunda baktım tarife, ellerine sağlık
Sevgilerimle

Aybikecim çok teşekkürler
Sevgilerimle

Zerrincim çok teşekkürler, aklımda olan bir tarif artık sırası gelince yapıp, sizlerle de paylaşırım, ama aynı hamurla, iç olarak haşlanmış patates ve baharat karışımıyla yapılan bir tarif
Sevgilerimle

Neslihan on 24 Nisan 2008 00:00 dedi ki...

Tijencim, her yer çiçeklenince ben de renklendim, çok teşekkürler
Sevgilerimle

Ninocuğum, çok teşekkürler canım, sağol
Sevgilerimle

Münevver Ablacığım, eşim pek sevmediği için ben ilk şekilde yapıyorum ama annemlere gidince 2. şekilde isterim, çok teşekkür ederiz.
Peçete katlamalarla sofralar daha süslü oluyor, kolayca uygulamanıza sevindim, ellerinize sağlık
Sevgilerimle

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...