23 Temmuz, 2012

"YAĞMUR'U BEKLERKEN" BABY SHOWER PARTİSİ 2. BÖLÜM:)



BİR "BABY SHOWER" HİKAYESİ DAHA....

Son yazımda bahsetmiştim, geçen sene 2 kez "baby shower" partisi yaptığımdan. İlkini okumuştunuz. Bugünkü yazımın konusu ise ikinci partim. Geçen yıl bugün yani 23 Temmuz 2011 Cumartesi günü, sevgili blogger dostlarımla toplanıp, yine bana ve Yağmur'a parti yaptık. Bir önceki yazımda olduğu gibi, bu yazımda 1 yıl geçikmeli yazılıyor:(


Partimin adı yine "Yağmur'u Beklerken" di. Ben bu ismi çok sevdim, kızımın adı da baby shower konseptine çok uyumlu oldu tesadüfen. Parti davetiyesi olarak önceki yazımda yeralan davetiyeyi, yer ve tarih değişikliği yaparak kullandım.

Parti hazırlıklarına 1 ay kadar önce başladım. (Her iki parti için) Çeşitli yerlerden parti malzemeleri, bolca kurdele, hediyeler için gerekli malzemeler vs. aldım. Tabi yaptıklarımın bir kısmının fikri alışverişlerde çıktı, bazılarını ise önceden düşünüp, uygun ürünler aradım.

Kayınvalidemde gerçekleşen partiden sonra (yani bu partiden 1 hafta önce), evdeki süslemeleri düşündüm. Hafta ortasında da karnım burnumda merdiven tepelerinde gezerek süsleri asmaya başladım.  Yine evin kapısına "It's a Girl" yazımı astım, partiyi ilan etmek için:)

Evdeki partide farklı olarak, geçen partiye yetişteremediğim, tamamem el yapımı olan, taş duvarımıza astığım "YAĞMUR" yazısı vardı, 

bir de doğumda hastanede ve sonrasında kızımın odasında kullandığım kapı süsü....


Yemek masamızı oturma düzenli hazırladım. 9 kişi olduğumuz için yemek masasına rahatça sığdık. Ancak bol süslü bir masa olduğu için yiyeceklerin yeri yine konsoldu.



Sandalyelerimizde çiçek süsler ve kurdeleler  ve kızlar için hazırladığım uğur böcekli taçlar...
 



Masanın detayları; el yapımı isim kartları, lavanta kesesi ve hamile kurabiyeyi birlikte yerleştirdiğim hediye kutuları, masa üstüne serpiştirdiğim bebek eşyası şeklindeki konfetiler, peçete halkaları, çatal bıçağı sardığım kelebekler ve ortancalar...



Kızımın hediye köşesi de burası oldu. Partimize katılan teyzeleri için hazırladığım kurabiye, lavant kesesi, badem şekerli kelebekler bu masada yeraldı. Ayrıca masamıza kuzumun ileride giyeceği bu sevimli ayakkabıları, bir önceki partimizin Yağmur figuru olan Yasemin'in şeker hamurundan bebeği, yine el yapımı olan " Yağmur'u Beklerken" anı defteri, keyifle yaptığım bebek bezi pastası vardı.


Aşağıdaki kolajda tüm bunları daha detaylı görebilirsiniz. Burada önemle bahsetmem gereken şeylerden biri de sevgili Mügeciğimin yaptığı anı kurabiyeleri, imece usulü oluşturduğumuz menüyü konuşurken kendisinden bir de kurabiye istedim. Müge beni kırmadı ve Yağmur'un harflerinden hazırladığı bu kurabiyelerin yanısıra leylekli çok güzel kurabiyeler yaptı, ben de  isim hafrleri kurabiyelerini bu sevimli arabaya lavanta dalları ile birlikte yerleştirdim.


Evdeki diğer süslemeleri de aşağıdaki kolajlarda görebilirsiniz. 

Avizelerden sarkan, kelebekler, minik emzikler ve kurdeleler.....

Selenciğimin kendi elleriyle yaptığı bebek arabasının içinde Müge'nin yaptığı kurabiyeler, bahçeden topladığım ortancalar ve lavantalar ve  bebek süsleri, perdelere astığım süsler....



Folyo balonlar ve bebek süsleri....


Yemek masamız ve konsol...


Partimizin menüsünü yukarıda bahsettiğim gibi, daha önceki buluşmalarımızda yaptığımız gibi ortaklaşa hazırladık.


Tatlı ve tuzlu menümüz ve anneciğimin yaptığı limonata....


Tatlılarımız ise Yasemin'den pasta (Yasocuğum kardeşinin düğünü nedeniyle pastayı yapamayınca alıp gelmişti, bizde  bir önceki muhteşem pastanın figürüyle süslemiştik), Münevver Abla'dan herbiri gerçek aromalarla lezzetlendirilmiş makaronlar, benden tarçınlı ve fındıklı kurabiyeler, Selen'den mini cheesecakeler  ve Pınar'dan tahinli kurabiyeler vardı.

 

Bu partide de geçen partide olduğu gibi oyunlar oynadık. Birinci oyunumuzda ben yine 4 çeşit mamayı bezlere döküp, içindeki malzemeleri bilmelerini istedim. Cevaplarını ve isimlerini kolajdaki karta yazan kızların kağıtlarını toplayınca değerlendirmeyi yaptım. Oyunu en çok malzeme çeşidini bilerek Pınar kazandı ve havluyu aldı:)

İkinci oyunumuz ise daha zordu. Benim daha önceden oluşturduğum bebek eşyaları listesinden en çok tutturan kazanacaktı. Bu oyunun cevaplarını alınca Selen'le birlikte değerlendirdik ve kazanan Fadime oldu ve mumluğu aldı:)
Bu özel günleri hep hatırlayıp, kızıma da anı olması amacıyla bir defter hazırladım. "Yağmur'u Beklerken" anı defterini iki taraflı idi, diğer tarafı da "Yağmur Gelince" oldu, bu bölümü de hastanede doğumda anı defteri olarak kullandım. Kalemini de çok özel bir şey olmasa da kendim yaptım. Defterimize yazanlar bu süslü kalemi kullandılar. Hem ben hem de bebeğim için çok güzel bir anı defteri oldu böylece. Kolajda gizli gizli bize yazan ise Müge....


Bu da keyifli partmizden...Kızımın cicileriyle mutlu olan ve kurabiye arabasını düzenleyen ben, uğur böcekli taçlarımız ile çok sevdiğim grubum ve hamileliğimin son 4 ayındaki haliyle, birdaha eski haline dönmeyeceğini sandığım ayaklarım....

Bu güzel günü geçen yıl Müge Hoşgelesin Yağmur başlığıyla, Selen ise Nesloş'ta Yağmur'u Beklerken Partimiz başlığıyla yazdı, bu yazılara da linklerden ulaşabilirsiniz...



Not: Bu yazıyı yazmaya 23.07.2012 tarihinde başladım, ancak bazı aksilikler nedeniyle bugün tamamlayabildim, ancak yıldönümü yazısı olarak kalması için tarihini değiştirmedim....
Devamını Oku...

16 Temmuz, 2012

"YAĞMUR'U BEKLERKEN" BABY SHOWER PARTİSİ

Geçen yıl bugün yani 16 Temmuz 2011 Cumartesi günü "baby shower" partimi düzenlemiştik. Benim için çok ayıp oldu üzerinden bir yıl geçti ancak yazıyorum. Parti yazım gecikip durunca en iyisi yıldonümünde yazayım dedim.  

Blog takipçileri biliyorlar geçen yıl "YAĞMUR'U BEKLERKEN" isimli iki "baby shower" partisi yaptım. Bugünkü yazıma konu olan ilk parti arkadaşlarım, aile dostları ve akrabalarla birlikteydi. Parti mekanı kayınvalidemin eviydi. İkinci partiyi ise sadece bloger arkadaşlarımla birlikte kendi evimde hazırlamıştım. Bu partiyi de yazacağım.

Partimi anlatmaya davetiye ile başlayayım. Parti tarihlerim netleşince işe parti davetiyesini hazırlamakla başladım. Aramalarım sırasında bu görseli beğenip seçtim. Davetiyemi hazırladım.  Partide kullanılacak diğer görseller için arkadaşlarımdan Pelin'in yoğun desteğini aldım, parti ismini yazdığım harfleri, menü kartlarımı, peçete halkaları,  menü listesini, hediyeler için oluşturduğum etiketleri o hazırlayıp bastırdı benim için. Tüm bu görsellerde aynı şemsiyeli bebeği ve pembe beyaz puantiyeleri kullandık. Partimizin konsepti de kızımın ismiyle iyice uyumlu olmuş oldu. (Bu parti ve diğer parti için yaptığım hediye ve dekorasyon ürünlerini, etiketleri ve diğer fikirleri bir sonraki yazımda daha detaylı aktarmayı planlıyorum.)   Davetiyeyi hazırlayınca davetlilere gönderdim. LCV bilgilerini istedim. Sonuçta 20 kişilik eğlenceli bir parti gerçekleştirdik. ( Tabi ki daha fazla davetli vardı, maalesef herkes katılamadı)
Partiyi yukarıda yazdığım gibi kayınvalidemin evinde yaptık. Evin süslenmesi ve organizasyon konusunda Buket (kızımın halası:) bana yardımcı oldu. Partiden 2 gün önce ev temizliği sonrası geç saatlare kadar süren bir çalışma ile, Eminönü'nden ve parti malzemeleri satan yerlerden aldığım ürünler ve balonlar ile evi süsledik. Sanırım o günün unutulmazı yoga çıkışı (Hamileliğimin 5. ayından doğuma kadar hamile yogası yaptım) ayaklarım ve bileklerim 3 katına kadar  şişmiş vaziyette Buket'le beraber balon şişirmemiz ve patlayan balonlardan korkup, Yağmur'un da korkup korkmadığını merak edişimiz olacak. 


Parti yazımızı, süslerimizi, balonlarımızı, bebek arabası, biberon ve bebek body'si şeklindeki folyo balonlarımızı salonun duvarlarına köşelerine astık, bağladık. Ayrıca kız bebek için yapılmış olan kurdeleler ve beyaz kelebeklerle avizeleri de süsledik. Parti günü ise kapıya "It's a girl" yazımızı astık, arkadaşım Ela ve Buket benim için anne koltuğu hazırladılar. Pasta kolajında görebileceğiniz gibi benim "mom to be" kuşağım  vardı. Bunu hazır almıştım, ayrıca baba için "dad to be", anneanne ve babaanne için de "grandma to be" kuşaklarını da kendim hazırladım.

Partiye katılanlar için hediyeleri kendim yaptım. Aldığım bebek tulumlarını lavanta keseleriyle doldurdum. Ayrıca cuma gündüz pişirdiğim kurabiyeleri beğenmeyip, vazgeçtiğim hamile kurabiyelerini de gece uyku tutmayınca kalkıp saat 3'e kadar inatla hazırladım. Bu kurabiyeleri ve lavanta keseli tulumları kolajdaki ağaca astım, bunların yanısıra daha detaylı bahsedeceğim, parti için hazırladığım anı defterini (partiye katılanlardan benim ve bebeğim için birşeyler yazmalarını istedim), kalemini ve bebek bezi pastasını da kendim yaptım. (Sanırım hamileyken daha enerjikmişim:)


Parti hazırlıklarının önemli bir kısmını da menüyü belirlemek oluşturdu, menüyü belirleyince  görev paylaşımı yaptık, ben, annem ve ablam menünün 6 çeşitini kayınvalidem 3 çeşitini, Hüner Teyzemiz 2 çeşitini hazırladı. Fethiye teyzemiz bir börek, Sezgin Yengemiz ise bir kurabiye ekleyince dolu dolu, doyurucu bir menü çıktı ortaya.

Tuzlularımızı ıspanaklı börek, kıymalı patatesli börek, peynirli kanepeler, kolajda yeralamayan (fotoğraf çekimi unutulduğu için) peynirli milföyler, patlıcanlı biber rulo, kabaklı ve havuçlu salata, zeytinyağlı yaprak sarma, bezelye salatası, patates salatası ve etsiz çiğ köfte oluşturuyordu.
Tatlı menüsünde ise meyveli kek, elmalı kurabiye, fındıklı tarcınlı kurabiye ve Pelin'in bana surpriz yaparak getirdiği pembe ve krem renkli makaronlar vardı. Bunların yanısıra hem masayı süslemek hem de tatlı lezzetlere arttırmak amacıyla, pembe beyaz badem şekerleri ve aynı renklerde marshmallow şekerlerini ekledim.


Partimizdeki bir diğer güzellik ise bebek biberonlarında servis ettiğimiz limonatalar oldu, biberonları da gün sonunda hediye verdik:) Buz gibi limonatanın yanısıra çay, kahve, meyve suyu ve kola da içecekler arasındaydı.


Lezzetli yiyecekleri yeyip, bol bol sıvı tükettiğimiz sıcak günde, baby shower oyunlarını oynamayı da ihmal etmedik. Bu gün için 3 oyun hazırlamıştım ancak vakit sıkıntısı nedeniyle 2 oyun oynayabildik. Aramızda yaşça büyükler olduğu için oyunlar sıkıcı olur mu acaba diye düşünürken, en çok büyüklerin eğlendiğini görmek beni çok mutlu etti.

İlk oyunumuz bebek mamasındaki malzemeyi tanıma oyunu idi, ben üç tanesi tatlı, biri tuzlu 4 adet mama aldım, bunların hepsini numaralandırıp, içindekileri not ettikten sonra, etiketlerini çıkardım. Herbirini bebek bezlerinin içine döküp, misafirlerimden tatmalarını istedim. Herkes hazırladığım kartlara isimlerini ve numara verilmiş mamaların içinde ne olduğunu yazdı, en çok yiyecek çeşidini bilen kazandı. İtalyanca grubumdan Azize en çok malzemeyi bilerek bu oyun için aldığım hediyeyi kazandı. (ufak ve şık bir havlu)

İkinci oyunumuz ise karnımın ne kadar olduğu idi, bu oyunu ise tuvalet kağıdı ile oynadık. Herkes tuvalet kağıdından kendince belirlediği ölçüde dilim kopardı, sonra karnımı ölçtük ve kaç dilime denk geldiğini belirledik. Bu oyunu da eski işyerimden arkadaşım Filiz kazandı, onun hediyesi ise güzel bir mumluktu. (Karın ölçüm ise 9 dilim geldi)


Baby shower partim pastasız olamazdı. Bugün için pastayı sevgili Yasocuğum yaptı. Nasıl olsun diye düşünüp, seçeneklere bakarken, hamile pastasına karar verdim. Tabi yine klasik bir şey istemedim, parti için aldığım elbisenin fotoğrafını Yasemin'e gönderip, bu şekilde yapmasını istedim. Yasemin de tüm davetlilerden hem lezzeti, hem de görüntüsü ile tam not alan aşağıdaki pastayı yaptı.


Şimdi bakınca ne zaman hamileydim, ne zaman doğum yaptım diye düşünüyorum, hepsi çok uzak gibi geliyor. Kendime bakınca da ne kadar yuvarlakmışım diyorum........

Devamını Oku...

22 Haziran, 2012

"YAĞMUR'UN DİŞİ ÇIKTI"



Blog sessiz kalırken hayat oldukça hareketli geçiyor. Bir önceki haftasonu kızımın diş buğdayı partisini yaptık. Detaylar çok yakında.....
Devamını Oku...

21 Mayıs, 2012

İLK ANNELER GÜNÜM, LA CUCINA ITALIANA VE PRATİK BİR PEÇETE KATLAMA

anneler günü

Geçtiğimiz pazar anneler günüydü. Sayfa takipçilerimin bildiği gibi benim de ilk anneler günüm... Bu özel günden ufak bir fotoğraf paylaşayım istedim. Bazı şeylerin ilki daha güzel...

Merak edenlere Yağmur 8. ayını doldurdu.

kapak

İkinci olarak yazmak istediğim benim çok sevindiğim bir haber, La Cucina Italiana tekrar yayınlanıyor.

 La Cucina Italiana dergisi 2008 yılında Türkiye'de de yayınlanmaya başlamış ancak 1,5 yıl kadar sonra yayından kalkmıştı. Ayın başında yeniden dergi raflarında görünce çok sevinerek aldım. Sizlere de duyurmak istedim. La Cucina Italiana, İtalyan mutfağının yanısıra, mutfağa dair geliştirici pek çok bilgi içeren keyifli bir dergi, meraklılara tavsiye ederim.

isim kartı

Üçüncü konu ise blogda yeralan son davet sofrasındaki peçete katlamaya dair. Aşağıdaki fotoğrafta ne kadar kolayca yapıldığını görebilirsiniz. Belki bunun da bir katlama olduğunu farketmemiş olabilirsiniz. Ama peçete halkalarını geçirirken rastgele buruşturmak yerine kullanılabilecek pratik bir yöntem. Bu katlamayı peçete halkası yerine ayrıca kurdele ile de yapabilirsiniz.

Keyifli okulamalar ve keyifli sofralar....

peçete
Devamını Oku...

08 Mayıs, 2012

HAVUÇ RULO


Havuçlu Rulo
Havuç rulo, bloga verdiğim arayı kapatan tarif olacak. Sırada batırık köftesi vardı, hatta biraz hazırlık da yapmıştım ama bu tarife istekler  olunca öne geçmiş oldu. Havuç rulo, pandispanya bazlı bir hamura havuç eklenerek hazırlanıyor. Malzemesi havuç yerine, kabak veya ıspanak da olabilir, tabi bu seçeneklerde diğer malzemeleri de değiştirmek gerekebilir. Aynı şekilde iç harcını da krem peynir, süzme yoğurt ikilisi yerine tavuklu yoğurtlu bir harç veya beşamel soslu bir harc da hazırlanabilir.

Davet yazısında da bahsetmiştim, tarifin orjinalinin Münevver Abla'dan olduğundan, ben ufak eklemeler yaptım sadece. Hazırlaması biraz zahmetli ama lezzetine değen bir tarif. Tarif şöyle;

Malzemeler:

- 4 adet havuç, rendelenmiş
- 1 soğan (rendelenmiş)
- 1 diş sarmısak
- 1/2 su bardağı domates püresi
- 1 küçük kırmızı biber
- 3 yumurta (ak ve sarı ayrılmış)
- 2 çorba kaşığı un( tepeleme)
- Zeytinyağ

Arasına:

- 150 gr süzme yoğurt
- 200 gr. krem peynir
- 1 tatlı kaşığı mayonez
- 2 diş sarmısak
- 3-4 dal maydanoz
- 1-2 dal taze kekik
- 1 adet kırmızı biber
- 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
-  Tuz, süslemek için 1 havuç ve maydanoz yaprakları
havuçlu rulo-kolaj
Yapılışı:
 
Öncelikle zeytinyağda soğanımızı ve sarmısağımızı soteliyoruz. Daha sonra ufak doğradığımız kırmızı biberi ve havucumuzu ilave edip kavurmaya devam ediyoruz. Biraz kavrulduktan sonra domatesimizi ve unumuzu ekleyip ocaktan alıyoruz. 2-3 dakika ılındıktan sonra yumurta sarılarımızı ekliyoruz.
 
Yumurta aklarımızı ayrı bir kapta, çok az tuz ile kar haline getirene kadar çırpıyoruz. Daha sonra 2-3 seferde, yumurtaları söndürmemeye dikkat ederek, havuçlu karışıma ekliyoruz. Karışımımızı yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine döküp, önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında 10-12 dakika pişiriyoruz. (Benim fırın tepsim 30-40 ölçüsünde, bu ölçü ile tam dolmadı, kenarından boşluk kaldı, ruloyu yaparken kenarlarını bıçakla keserek düzleştirdim) Fırından çıkan hamurumuzu, biraz ılınınca, arasına da yağlı kağıt koyup rulo halinde sararak bekletiyoruz. (Bu şekilde benim de yaptığım gibi buzdolabında 1 gün bekletebilirsiniz. Tabi kenarlarını da kapatıp, kurumasını önleyerek)
 
İç harcı için, süzme yoğurdu, krem peyniri, mayonezi, ezilmiş sarmısağı ve tuzu karıştıyoruz. İnce kıyılmış maydanozu ve kekiği de ekleyip havuçlu rulomuzu açıp arasına sürüyoruz. Orta kısmına ise 1 tatlı kaşığı zeytinyağda sotelediğimiz küp küp doğranmış kırmızı biberimizden koyuyoruz ve rulomuzu tekrar sarıyoruz. Rulomuzun üzerini de iç harcımızla kaplayıp, kırmızı biber, maydanoz yaprakları ve çiçek gibi kesilmiş havuç dilimleri ile süsleyerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun...  

havuçlu rulo-1
Devamını Oku...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...