28 Mayıs, 2010

TUZLU PASTANE KURABİYESİ

tuzlu kurabiye

Pastane kurabiyelerinin lezzetini ve dokusunu yakalamak hepimizin çabasıdır. Ben küçüklüğümden beri özellikle ağızda dağılan tuzlu pastane kurabiyelerini hep sevmişimdir. Hele anason kokulu kurabiyeler bana çocukluğumu gerçekten özletir. Bu tarif de gevrekliği ve lezzeti ile pastane kurabiyesi lezzetinde, gerçi tarifte anason yok ama isterseniz mahlep yerine anason ekleyerek de hazırlayabilirsiniz tarifi. Ayrıca 3-4 gün tazeliğini koruyan bir tarif. Çay saatleri için özellikle uygun. Tuzlu kurabiyemizin tarifi şöyle;
Malzemeler:
-200 gr oda sıcaklığında tereyağı
-1 adet yumurta
-3 yemek kaşığı su
-1/2 çay bardağı zeytinyağı
-2 yemek kaşığı limon suyu veya sirke
-1 çay kaşığı mahlep
-1 çay kaşığı tuz
-1 adet kabartma tozu
-Aldığı kadar un
- Susam, çörekotu ve haşhaş

Yapılışı:

Yumurtanın beyazı, susam, çörekotu ve haşhaş haricindeki tüm malzemeleri karıştırarak kulak memesi yumuşaklığında bir hamur hazırlıyoruz ve hamurumuzu 1 saat kadar dinlendiriyoruz. Hamurdan parçalar kopararak kurabiye kalıplarıyla şekil veriyoruz.(Kurabiyeler halka, çubuk veya örgü şeklinde de yapabiliriz) Kurabiyelerin üstüne yumurta akını fırçayla sürdükten sonra, susam, haşhaş veya veya çörekotu serpiştirerek, 160 derecede önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz. Afiyet olsun.
Devamını Oku...

26 Mayıs, 2010

PORTAKALLI HİNDİSTAN CEVİZLİ KEK

portakallı kek

Bu keki son zamanlarda sık sık yaptım, farklı konuklarıma ve arkadaşlarıma tatdırdım ve yiyenlerin hepsi çok beğendi, ben de sayfaya yazılacaklar arasında öne aldım. Mis gibi portakal kokusu, ağızda hissedilen hindistan cevizi ile yumuşacık bir kek oldu. Gerçi portakal mevsimi geçti ama hem mevsim geçişlerinde hem de gelecek kış uygulayabileceğiniz leziz ve pratik bir kek tarifi oldu. Pratik tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-3 yumurta
-1 su bardağı sıvıyağ
-1 su bardağı yoğurt
-1,5 su bardağı toz şeker (Şeker miktarını azaltabilirsiniz)
-1 portakalın kabuğunun rendesi ve suyu
-3 yemek kaşığı hindistan cevizi
-1 paket kabartma tozu
-1 paket vanilya
-2,5 su bardağı un

Yapılışı:

Yumurtaları kabarıp, krema kıvamına gelene çırpıp, şekeri ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Sonra sıvıyağımızı ve yoğurdu ekliyoruz. Portakal kabuğu rendesi ve portakal suyunu da ilave ettikten sonra, içine kabartma tozu ve toz vanilyayı ekleyip, elenmiş unu yavaş yavaş ilave ederek kek karışımımızı çırpmaya devam ediyoruz.. Son olarak hindistan cevizini ekleyip, karıştırıyoruz ve yağlanmış kek kalıbına döküp ve önceden 170 derecede ısıtılmış fırında 45-50 dakika kadar pişiriyoruz. Servisten önce üzerine hindistan cevizi serpiştiyoruz. Afiyet olsun....
Devamını Oku...

24 Mayıs, 2010

OLIVIA'S PIZZERIA'DA 2. TADIM GÜNÜ-SALATA VE MAKARNA

olivia's

Geçikmiş bir teşekkür yazısı aslında bu yazım. 6 Nisan'da Olivias Pizza'da 2. tadım günü etkinliğine katıldım. Ama blogu güncelleyememe nedenlerimden bu yazıyı yazmaya da fırsatım olmadı. Daha önce bu lezzetli mekandan bahsetmiştim. (Bağlantıyı tıklayarak eski yazımı ve mekanın diğer yiyeceklerini görebilirsiniz) Nefis pizzalarından sonra bu defa harika salata ve makarnalarıyla buluşturdular bizleri. Ben Turgut Bey'e, Emre Bey'e ve mekanın tüm ekibine teşekkür ediyorum ve gerçek pizza ve leziz salata ve makarna alternatifleri için Olivias Pizzeria'yı denemenizi tavsiye ediyorum. Daha önceki yazımda belirttiğim gibi paket servisleri de var. web adresi: http://www.oliviaspizzeria.com/
olivias
Devamını Oku...

06 Mayıs, 2010

ÇAY DAVETİ SOFRASI VE PEYNİR DOLGULU DOMATES SEPETİ

çay daveti
Gene arayı çok açtım. Ama elde olmayan nedenler var gerçekten, bu sayfanın yemek blogu olarak kalmasını istediğim için özel hayatımdan çok bahsetmiyorum. Bu nedenle sayfamdan uzak kalmamın sebeplerini uzun uzun anlatmayacağım. Telafi etmek için de öncelikle beklemede olan davet sofralarını paylaşacağım.
Yukarıdaki sofra yeni evimizde hazırladığım bir çay daveti. Fikir vermesi için masa hazırlıklarımın kolajı aşağıda. Bu defa yeniyıl yemeğinde unuttuğum kelebekli isim kartlarımı bulup kullanabildim. Çalışan bir bayan olarak hafta içinde gerçekleşen davetin masa hazırlıklarını 1 gün önceden yaptım. Yiyecekleri ise 2 gün önce hazırlamaya başladım.

çay daveti copy

Menümüz büyük çoğunluğunu oluşturan yiyeceklerin tarifleri sitede mevcut. Diğerlerini ise kısa sürede eklemeyi planlıyorum. En pratik tarifi ise bu yazıda paylaşacağım. Kolajda görebileceğiniz gibi menümüzde;

-Limonlu cheesecake (Çikolata ve franbuazlı sos eşliğinde)
-Peynir dolgulu domates sepeti

domates-sepeti
Peynir dolgulu domates sepetleri, hem lezzet hemde görünüm olarak çok beğeni topladı. Domateslerin hazırlanması dışında vakit almayan pratik bir tarif oldu. Hazırlamak için kokteyl domatesleri sap kısımları altına gelecek şekilde, her iki kenarından ortalarına doğru yanlamasına ve diklemesine iki kesik yapıyoruz. Yanlamasına yaptığımız kesiklerin birleşmemesi gerekiyor, böylece sepetin sapını oluşturmuş oluyoruz. Sepet sapının altından bıçakla geçerek domatesin için dikkatlice boşaltıyoruz. Domateslerin içlerini istediğimiz bir peynir karışımı ile dolduruyoruz. Ben dereotlu tulum, çok az zeytinyağı, biraz rende kaşarı karıştırp kullandım ve fesleğen yaprakları ile süsledim. Afiyet olsun....

Not:Masamızda yeralan patatesli poğaça aşağıda yok ama soframızın genel fotoğrafında var.


çay daveti
Devamını Oku...

16 Mart, 2010

BAKLAVA YUFKASINDAN PEYNİRLİ BÖREK

baklava-1


Baklava yufkası ile börek... Baklava yufkası ile sadece tatlı yapılmıyor artık. İncecik açılmış yufkalarla yapılan börek de en az tatlı çeşitleri kadar lezzetli oluyor. Yakın zamanda evimizdeki bir çay daveti için bu börekleri yaptım. Tüm konuklarımdan tam not aldı, ben de uzun süredir denemek istediğim böreği çok beğendim. Böreğin en güzel tarafı da son derece pratik olması, tabi bunun nedeni yufkaların piyasada son zamanlar da bolca bulunan hazır baklavalık olması. Daha önce yazdığım sofralarda eksik kalan tarifler olduğu için bu defa önce yeni tarifleri yazıp, sonra soframızı paylaşacağım. Tabi arada eskiden beklenen tarifleri de eklemeye çalışacağım.
Son zamanlardaki en başarılı uygulama olan pratik böreğimizin tarifi şöyle;
Malzemeler:

- 20 adet hazır baklavalık yufka
- ½ su bardağı sıvıyağ
- 2 yemek kaşığı soda
- 200 gr beyaz peynir
- 4-5 dal maydanoz veya dereotu
Yapılışı:
Baklavalık yufkadan bir yaprağı tezgaha seriyoruz. Üzerine sıvıyağ soda karışımını fırça yardımıyla sürüyoruz. (yufkalar çok ince olması nedeniyle dikkatli olmalıyız) 2. yufka yaprağını da üzerine koyup, yine yağ ve soda karışımından sürüyoruz, 3. yufkaya da aynı işlemi uyguluyoruz ve 4. yufkayı üzerine yerleştiriyoruz. 4. yufkanın üzerine yağ sürmeksizin, peyniri ezerek, kıyılmış maydanoz veya dereotu ile hazırladığımız iç malzemesinden koyup, rulo yaparak sarıyoruz. Daha sonra ruloyu 4 veya 5 eşit parçaya keserek tepsiye diziyoruz. Tüm yufka bitene kadar aynı şekilde börekleri hazırlayıp, önceden ısıtılmış 160 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun.
Not: Börekleri bu şekilde hazırlayıp, kurumasını engelleyeck şekilde sardıktan sonra buzdolabında bekletip, servis zamanı pişirebilirsiniz. Ayrıca acil durumlar için buzlukta da saklanabilir.


baklava-2 copy
Devamını Oku...

07 Mart, 2010

ALACARTE "3" YAŞINDA VE "RAY GURME"

ray gurme


Blog yazmaya başlayalı 3 yıl olmuş, koskoca 3 yıl, çok hızlı geçmiş olsa da, geri dönüp bakınca ne çok şeyin yaşandığını görebiliyorum. Pek çok paylaşım olmuş, yeni arkadaşlar edinmişim, yemek konusunda da ne çok şey öğrenmişim, ne mutlu bana. İyi ki başlamışım yemek günlüğü tutmaya. Son zamanlarda azalmış olsada dile kolay, 215 yazı yazmışım, 200'ün üzerinde tarif kısaca. Ayrıca sayfanın satır aralarına güzel anıları saklamışım, hatırlamak ne güzel...

Blogumun doğum gününde size bir de haberim var, TCDD'nda tren yolculuklarında dağıltılmakta olan ve bayilerde satılmakta olan "Ray Gurme" dergisinda yazıyorum bir süredir. Bu güzel haber bile maalesef geç verilmiş oldu. Derginin internet sayfasına linkden ulaşabillir, almak isterseniz "Remzi Kitapevi"nde bulabilirsiniz. Yazılarımın yeraldığı sayfa linkleri aşağıda.
Hep birlikte nice yıllara ve paylaşımlara...
Devamını Oku...

18 Ocak, 2010

PEYNİR DOLGULU MANTAR

peynirli mantar

Yeni yıl soframızdan paylaşacağım ilk tarif, peynir dolgulu mantar. Bu tarifi ilk defa, Julie and Julia filmini izlediğimiz akşam yemeği için denemiştim. Pek çoğunuzun bildiği ve yaptığı bir tarif olabilir, benim için de yeni bir tarif değildi. Sadece farklı peynir çeşitleri ile deneyerek lezzet farklılığı yaratmaya çalıştım ve sonuç kesinlikle başarılı oldu. Bu tarif için tavsiyem öncelikle mantar seçimi konusunda olacak, mümkünse kültür mantarı dışında, içi doldurulmaya müsait bir mantar çeşidi seçin, münkün değilse kültür mantarı da olabilir. Ben peynir olarak 2 farklı çeşit seçtim, biri yerli, diğeri fransız, malum menümüzü fransız mutfağından oluşturmuştum. Ezine peyniri ve bree peyniri (büyük marketlerin peynir reyonlarında bulabilirsiniz). Her iki peynirle de lezzetli olmuştu ama eşimde ben de damak alışkanlığının etkisiyle olabilir ama ezine peyniri dolgulu olanı daha çok sevdik. (Kelebek tabağımızın sol kanadı bree peynirli, sağ kanadı ezine peynirli) Gelelim tarifimize;
Malzemeler:
- 20 adet mantar (kişi başı 3-4 adet hesapladım)
-100 gr bree peyniri
-150 gr ezine peyniri
-2-3 dal maydanoz (ince kıyılmış)
Yapılışı:
Yıkayıp, kuruttuğumuz mantarların içlerini dolduracak şekilde kestiğimiz bree peyniri veya ezine peyniri ile dolduruyoruz. Pişirme kağıdı serdiğimiz fırın tepsisine diziyoruz. Fırınımızı 160 derecede önceden ısıtıyoruz. Mantarlarımızı fırınlayıp 20-25 dakika pişiriyoruz. Fırından almadan üzerine kıyılmış maydanozları serpiştirip, 1-2 dakika daha tutuyoruz, sıcak olarak servis yapıyoruz. Afiyet olsun...
Not: Mantarların daha lezzetli olması için içlerine sarmısakla lezzetlendirilmiş zeytinyağını fırça ile sürebilirsiniz
Devamını Oku...

10 Ocak, 2010

YENİ EVDE YENİ YIL YEMEĞİ

yeniyıl yemeği
Sonunda yeni evden ilk yazım, daha doğrusu yeni evde yapılan ilk davetin yazısı. Daha önce bahsettiğim gibi Temmuz sonundan bu yana Anadolu Yakası'nda yeni evimizde yaşıyorum. Uzun süren yerleşme ve düzen kurma çalışmalarımı büyük oranda tamamladım ve yeni evmizde ilk olarak ailemizi ağırladık. Davet gününün yılbaşına çok yakın olması nedeniyle, yemeğimizi yeniyılı da kutlamak üzere gerçekleştirdik. Yukarıda 6 kişilik davet soframız, aşağıda ise soframızın detayları görülüyor.

kolaj copy

Soframızında yemek takımına uygun olarak bolca kelebekli süslemeler ve yeniyıl melekleri mevcuttu. Misafirlerimize ilk olarak çikolatalar ve kolajdaki minik kadehlerle meyve kokteyli ikram ettim. Daha sonra ise yemek masamıza geçtik. Masamızı kurarken kozalaklara yerleştirdiğim isim kartlarını yerleştirdim. (Maalesef hazır kartlarımı bulamadığım için normal bir kağıt kullandım) Soframızı melekli konfeti ve gümüş rengi minik taşlarla süsledim ve sedefli mumluklarımı kullandım. Kumaş peçetelerimi katlayıp, kelebek klipslerimi taktım. (Peçete katlama şeklini daha sonra paylaşacağım) Bu özel gün için yemek tabaklarının altına gümüş kaplama suplalarımı yerleştirdim.
kolaj 2 copy
Davetin en önemli kısmı ise yukarıdaki kolajda. Yeniyıl yemeği olmasına rağmen, davetlilerin ısrarla abartmamamı söylemeleri üzerine meze hazırlamadım. Yemeklerimizi fransız mutfağına ait klasik tatlardan seçtim. Başlangıç olarak soğan çorbası, ara sıcak olarak peynir dolgulu mantar ve biberiyeli fırın patates vardı. Salata olarak ise armutlu, cevizli ve tulum peynirli yeşil salata ve közlenmiş biber ve patlıcanlı salata yaptım. Ana yemeğimiz rokfor soslu bonfile ve basmati pirinciyle pişirdiğim safranlı pilavdı. Tatlımızı ise tam not alan krem brule oluşturuyordu. Biberiyeli fırın patatesin tarifi linkte, sadece bu defa sosuna biraz toz sarmısak ekledim. Diğer tariflerimi ise en kısa zamanda sırayla yazacağım. Bu yıl için geçti ama yeniyıl yemeğimiz gelecek yıl verilecek davet menülerine örnek oluşturabilir, buradan seçeceğiniz mezelerle sofranızı zenginleştirerek bir davet verebilirsiniz.
Hepinize lezzetli bir yeni yıl diliyorum. Afiyet olsun...
Devamını Oku...

31 Aralık, 2009

İYİ SENELER

yeniyıl

Yeni bir yıla girerken, hepinize sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum. Kendim için ise bol yazılı, bol tarifli ve çok okunan bir blogun yazarı olmayı. 2010'dan beklentilerim var, 2009 pek umduğum gibi geçmedi, umarım yıl sonunda buraya 2010'un güzelliklerine dair bir yazı yazarım.
Evdeki çam ağacımdan bir görüntüyle hepinize iyi seneler diliyorum.
Devamını Oku...

23 Aralık, 2009

OLIVIA'S PIZZERIA TADIM GÜNÜ

olivia's

Geçtiğimiz hafta salı günü Olivia's Pizzeria'nın tadım günündeydim. Levent'teki pizzacıdan davet Aralık ayı başında mail ile gelmişti. Ben de Newyork usulü odun ateşinde pişirilmiş nefis pizzalardan tatmak için mekana gittim. Mekanın sahibi Turgut Bey, ben ve diğer blog sahibi arkadaşlara, ikramlarının yanısıra hem mekan, hem menü hakkında bilgiler verdi ve Olivia's Pizzeria'nın açılışına kadar olan kendi serüvenini anlattı. Akşam nefis yiyecekler ve hoş sohbet eşliğinde son derece keyifle geçti. Yukarıdaki kolajda görebileceğiniz gibi mekan beyaz rengin hakim olduğu bir dekorasyona sahip, girişte yazın çok keyifli olduğunu tahmin ettiğim bahçe mevcut.
olivia's menu
Yukarıda Olivia's Pizzeria'nın menüsünde yeralan yiyeceklerden seçmeler var. Pizzanın yanısıra, çeşitli soslarla lezzetlendirilmiş makarnalar, salata çeşitleri, lezzetli başlangıçlar ve tatlılar mevcut. Buradaki pizzanın özelliği odun ateşinde pişirilmesi ve Newyork usulü olması, Newyork usulü pizzanın özelliği ise ince hamur ama kenarlı olması. Turgut Bey bize pizza hakkında bilgiler aktarırken pizzanın kesilmesi sonucunda, dilimlerin katlanarak yenilmesi ve dilimin sivri bölümünün eğilmemesi gerektiğini anlattı. Yani iyi bir pizza için belirleyici bir kriter bu özellik. Oilivia's da pişirilen pizzalar orginal tariflerle ve orjinal malzemelerle hazırlanıyor.
Aşağıda tadlarına baktığımız dört peynirli pizza, napoliten pizza, rokalı pizza (benim favorim), akdeniz pizza ve benim çok beğendiğim ve Turgut Bey'in kendisinin yaptığı sarmısaklı ekmek ile sunulan alfreddo sos ve ayrıca menüde yeralmayan ama kesinlikle dahil edilmesi gereken patlıcanlı pizza var. Akşamdan beni en çok etkileyen şey ise " insanın ağzının yanıllabileceği ancak midesinin yanılmayacağı" sözü oldu, Turgut Bey gerçekten çok doğru söyledi.
olivia's pizza
Bu lezzetli pizzaların üstüne kapanışı nefis tatlılar ve çay, kahve ile yaptık. Mekanın tatlı menüsü de iddialı, "devil's food cake" olarak bildiğimiz orjinal tarifiyle hazırlanan çikolatalı kek, Newyork usulü cheesecake (okurlarımın bildiği gibi benim favorimdir) ve bademli elmalı turta mevcut. Bu kadar güzel tadın üstüne midem rahat olunca, ağzımın da yanılmadığını anlamış oldum. Kısaca Olivia's Pizzeria, leziz mutfağı, pozitif enerji ve güleryüzle çalışan Turgut Bey ve ekibi ile gidilmesi ve lezzetleri denenmesi gereken bir mekan. Eğer gidemeyeceğinizi düşünürseniz, paket servis hizmeti de mevcut, ama bu sevimli yeri görmenizi tavsiye ederim. Bu güzel buluşma ve lezzetli yemekler için de Turgut Bey ve arkadaşlarına teşekkür ederim. Mekanın internet adresine şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. http://www.oliviaspizzeria.com/
Not: Yeni tarifler çok yakında geliyor, söz.
olivia's tatlı
Devamını Oku...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...