22 Kasım, 2013

İKİ RENKLİ CHEESECAKE (VANİLYALI VE ÇİKOLATALI ZEBRA CHEESECAKE)


İki renkli cheesecake çok uzun süredir blogun yayınlanmayı bekleyen gelecek tarifi idi, nihayet okuyucularla buluşuyor....
Blogumun takipçileri cheesecake sevgimi bilirler, çok farklı aromalarla(gerçek meyvelerden), farklı şekillerde denediğim bir lezzettir. Güzel yaptığım da söylenir:)

Daha önceki cheesecake tariflerimde (linkden cheesecake dosyasına ulaşabilirsiniz.) kalp şeklinde bir kalının iki tarafını farklı aromlarla yapmıştım, aynı şekilde muffin kalıplarında da hazırlamıştım. Bu defa daha farklı bir görünüm için pek çoğunuzun bildiği zebra kek formunu kullandım. Bu kek kakaolu kek karışımı ile sade kek karışımının sıra ile yovarlak bir kalıp veya tepsiye dökülmesi ile elde edilen zebra görünümden alıyor ismini. Ben de çikolatalı cheesecake'i çok sevsemde ağır bulduğum için bu şekilde yapmaya karar verdim.


Tarifi hazırlarken görüntünün nasıl olacağına dair tereddütlerim olsa da, sonucu beğendim. Hazırlık aşaması biraz zahmet verse de özel bir şey yapmak isterseniz bu tarifi deneyebilirsiniz. Tarifimiz şöyle;


Malzemeler:

-600 gr. krem peynir
- 1 bardak toz şeker
-3 tatlı kaşığı mısır nişastası
-4 adet yumurta
-1 paket krema (200 ml)
-150 gr bitter kuvertür çikolata
- 1 tatlı kaşığı kakao
-1 çay kaşığı vanilya özü
-1,5 paket yulaflı bisküvi (240 gr)
-100 gr tereyağı

Yapılışı:

Öncelikle cheesecake'in bisküvi tabanını hazırlıyoruz. Bisküvileri mutfak robotunda ya da döverek kırıntı haline getiriyoruz ve erittiğimiz tereyağı ile iyice karıştırıyoruz. Kalıbının kenarlarını fırça yardımıyla yağlayıp, tabanına pişirme kağıdı yerleştiriyoruz. Bisküvi karışımını kek kalıbının tabanına boşaltıp, her tarafta eşit yüksekliğe gelecek şekilde bastırıyoruz ve buzdolabına kaldırıyoruz.
Karıştırma kabımıza krem peyniri, mısır nişastası ve toz şekeri ekleyip mikser ile çırparak kalın bir krema kıvamına getiriyoruz. Yumurtaları birer birer bu karışımın içine kırarak çırpmaya devam ediyoruz. Bu aşamada dikkat etmemiz gereken şey, yumurtaları çok fazla çırpmamak, aksi halde kekimizin üstünde pişerken çatlaklar oluşabilir. Son olarak kremayı, bu karışıma ekleyip karıştırdıktan sonra karışımımızı 2’ye bölüyoruz. Yarısının içine kakaomuzu ve benmari usulü erittiğimiz bitter çikolatamızı ekleyip, çok fazla çırpmamaya çalışarak homojen bir karışım haline getiriyoruz. Kelepçeli kalıptaki bisküvi tabanının üzerine sırayla önce vanilyalı, sonra çikolatalı olmak üzere karışımlarımızdan 1’er büyük kaşık kadar döküyoruz ve karışımlarımız bitene kadar devam ediyoruz. Tüm karışımı sırayla kalıba döktükten sonra, önceden 175 derece ısıya getirdiğimiz fırında yaklaşık 10 dakika kadar pişirip, 10 dakika dolunca fırının ısısını 90 dereceye düşürüyoruz ve bu düşük ısıda yaklaşık 60-70 dakika daha pişirmeye devam ediyoruz. Kekin tam ortası ıslak veya parlak değilse pişmiş demektir. Cheesecake'miz oda ısısına gelince buzdolabına koyup, üstünü kapatmaksızın bir gece bekletiyoruz. Afiyet olsun...


Devamını Oku...

05 Kasım, 2013

BATIRIK KÖFTESİ


Batırık içinde tahin ve fıstık bulunan bir tür kısır. Bulgur köftesi de denebilir. Benim bugün tarifini paylaşıyor olduğum köftesinin yanısıra, asma yaprağı ile servis yapılan yoğun çorba kıvamında hazırlanan bir çeşiti de mevcut. Blogda ilk kez çay daveti soframda yeralmıştı. Gerçi sonraki zamanlarda da sıkça yapıldı. Aşağıdaki fotoğrafta, kızlar buluşmalarımızdan birinde, Pınar'ın "Yöresel Lezzetler" konseptli buluşmasında, İç Anadolu Bölgesi Mutfağı'nı temsilen menüde yeralmıştı. Son olarak da Yağmur'un doğum günü menüsündeydi. Bu tarif İç Anadolu Bölgesi'nde Konya ve Tokat'ın yanısıra, Akdeniz Bölgesi'nde Mersin'de bilinen bir lezzet. Bulgurla yapılan çay saati tariflerine alternatif olacak tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (6 kişilik)

- 2 su bardağı ince bulgur
- 1 çay bardağı tahin
- 1 çay bardağı kavrulmuş ve iri çekilmiş yer fıstığı
- 4 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 1 yemek kaşığı biber salçası
- 2 adet orta boy soğan
- 2 adet yeşil biber
- 1 adet kırmızı biber
- 3-4 dal yeşil soğan
- 7-8 dal maydanoz
- 4-5 dal taze nane
- 2 adet salatalık
- 2 adet limon
- 2 yemek kaşığı nar ekşisi
-Tuz, karabiber, pul biber
-Servis için kornişon turşu, marul yaprağı, çeri domates

Yapılışı:

Derin ve yayvan bir kaba bulgurumuzu alıp, üzerini geçecek kadar kaynamış su ekleyip, bulgur yumuşayana kadar üstü kapalı olarak bekletiyoruz. Doğranmış soğanımızı, zeytinyağımda soteledikten sonra, yeşil ve kırmızı biberlerimizi doğrayıp ilave ediyoruz. Daha sonra sırasıyla, salçalarımızı, fıstığımızı ve tahinimizi ekliyoruz. Hepsi birlikte 2-3 dakika piştikten sonra ocaktan alıyoruz. (Bu süreçte ocak çok açık olmamalı, tahinin çok katılaşasını önlemek amacıyla.) Yumuşamış olan bulgurumuzun üzerine hazırladığımız karışımı biraz ılıdıktan sonra ekleyip, köftemizi yoğurmaya başlıyoruz. Tahinli harç ve bulgur iyice karışınca, ince kıyılmış olan soğan, maydanoz ve nanemizi ekliyoruz. Çok ufak küpler halinde doğradığımız salatalığımızı da ekledikten sonra, yoğurmaya devam ediyoruz. Son olarak, limon suyunu, nar ekşisini, tuz, karabiber ve pul biberi ekleyip, iyice karışmasını sağlıyoruz. (Bulgur köftemiz tahinli olduğu için normalde alacağından daha fazla limon alabiliyor, limon suyu, nar ekşisi eklemelerini damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz, tabi ki tuz ve baharatları da.) Hazırlamış olduğumuz köftemizi şekillendirdikten (klasik sıkma şekli yerine yuvarlak da yapabilirsiniz) sonra, marul yaprağı, kornişon turşu ve çeri domates ile servis yapıyoruz. Afiyet olsun...

Not: Aynı tarifi hazırlayıp, köfte şeklinde sunmak yerine, yoğun çorba kıvamında olacak şekilde su ilavesi ile, asma yapraklarıyla birlikte servis yapabilirsiniz.


Devamını Oku...

23 Ekim, 2013

PEYNİRLİ, ZEYTİNLİ, ÇÖREKOTLU MİNİ MUFFİN


Minik muffinler hem lezzetli hem de porsiyonluk olması nedeniyle parti menüleri için son derece ideal. Yağmur için hazırladığım partilerde bu tarz minik tuzlu kekler hep oldu şimdiye kadar. Blogda kek, muffin tarifleri mevcut, bu tarifi de ufak farklılıkları olduğu için yazıyorum. Hazırlaması kolay, ama pişirme süreci bütün kalıp halinde bir keke göre daha uzun oluyor, eğer minik muffin kalıbınız yoksa, aynı tarifi büyük kalıpla, tepsiyle veya muffin kağıtlarıyla pişirebilirsiniz. Pratik tarifimiz şöyle;

Malzemeler:(48 adet mini muffin için)

-4 yumurta
-1 su bardağı yoğurt
-1 su bardağı sıvıyağ
-100 ml krema
-1 su bardağı çekirdekleri çıkarılmış, doğranmış siyah zeytin
-250 gr beyaz peynir
-4 su bardağı un
-1 paket kabartma tozu
-1 çay kaşığı karbonat
-1 yemek kaşığı çörek otu

Yapılışı:

Kekimizi yapmaya yumurtalarımızı çırpıyoarak başlıyoruz. Çırpılmış yumurtalarımıza yoğurt, krema ve sıvıyağı ekliyoruz ve tekrar çırpıyoruz. Kabartma tozu, karbonat un karışımımızı da ekleyerek kek hamurumuzu hazırlıyoruz. Peynir ve zeytin tuzlu olduğu için ayrıca tuz koymamıza gerek yok. Son olarak peynirleri ve zeytinleri ekleyip, spatula ile karıştırıyoruz. (Bu aşamada mikserle karıştırmak, beyaz peynirlerin çok ezilmesine yol açıyor) Kek karışımımızı yağlamış olduğumuz minik muffin kalıplarına (12 ufak haznesi olan muffin tepsisi) tatlı kaşığı ile koyuyoruz, üzerine çörekotu serpiştirdikten sonra 170 dereceye önceden ısıtılmış fırında yarım saat kadar pişiriyoruz. Bu ölçü ile 4 muffin tepsisi, toplam 48 adet minik muffin çıkıyor. Afiyet olsun...

Devamını Oku...

08 Ekim, 2013

TAHİNLİ VE PEYNİRLİ PATLICAN SALATASI


Yağmur'un parti menüsü tariflerine devam. Bu salata patlıcan közlemeyi gerektirdiği için biraz zahmetli olsa da, lezzeti için değer. Orta Doğu, özellikle Lübnan mutfağında, tahin, patlıcan ve yoğurtla hazırlanan mezenin adı babagannush. Biz de ise abagannuş ismiyle yapılan patlıcan mezesinde tahin yok, tarifi daha çok klasik bir patlıcan salatasıninkine yakın, benim tarifim babagannush tarifine benziyor, farklı olarak yoğurt yerine beyaz peynir mevcut. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

- 4 adet patlıcan
- 2-3 diş sarmısak
- 1/2 çay bardağı tahin
- 100 gr ezine peyniri
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 limonun suyu
- Tuz, kimyon
- Süslemek için maydanoz

Yapılışı:

Patlıcanları közleyip, kabuklarını soyup, çatal yardımıyla iyice eziyoruz, peynirimizi ve sarmısaklarımızı da eziyoruz, tahini de ekleyerek tüm malzemelerimizi derin bir kasede iyice karıştırıyoruz. Limon, tuz ve kimyonu damak tadımıza göre ayarlayarak ilave ediyoruz. Benim yaptığım gibi ufak servis kaplarında porsiyonluk servis hazırlayabilir, maydanoz ile süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun...

Not: Çalışanlar pratik olması için hazır közlenmiş patlıcan da kullanılabilir.

Devamını Oku...

02 Ekim, 2013

YOĞURTLU TAVUK SALATASI


Blog yazarından yeni tarif bekleyenlere.....

Tavuklu salata, Yağmur'un 2. yaşgünü partisi menüsünden, orada da yazdığım gibi eski ama blog için yeni bir tarif. Blog kızları buluşmalarımızın favori tariflerinden biri. Doğum günü partisinin yanısıra, diş buğdayı partimizin de menüsünde yer alıyordu bu lezzetli tarif. Ayrıca aşağıdaki fotoğrafta, 2 yıl önceki yeniyıl partimiz için hazırlanmış, çam ağacı şeklinde süslenmiş halini göreceksiniz. Tarifin kaynağı, Selen'in teyzesi. Ben bir iki ufak ekleme (kapari, sarmısak, defne yaprağı, maydanoz) yaptım. Buraya eklemeleriyle yazacağım. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

- 500 gr tavuk göğsü
- 500 gr süzme yoğurt
- 2-3 tatlı kaşığı mayonez
- 2 yemek kaşığı kapari
- 12-15 adet kornişon turşu (Bir ufak cam kavanoz)
- 7-8 dal dereotu
- 3-4 dal yeşil soğan
- 2 diş sarımsak
- Tuz

Tavuğu haşlamak için:

- Tane karabiber, tuz
- 2 adet defne yaprağı
- 4-5 dal dereotu
- 7-8 dal maydanoz

Yapılışı: Öncelikle bütün halde tavuk göğüslerini, tuz, tane karabiber, defne yaprakları ve bütün halde maydanoz ve dereotunun saplarıyla birlikte derin bir tencereye koyup, üzerini geçecek kadar su ilavesi ile haşlıyoruz. Ilıdıktan sonra tavuk parçalarını alıp, ufak ufak doğruyoruz veya elimizle didikliyoruz:) Derin bir kaseye aldığımız süzme yoğurdu, ezilmiş sarmısakları, mayonezi ve ufak ufak doğradığımız kapariyi, kornişon turşuyu, yeşil soğanı, dereotunu ve tavuğumuzu ekliyoruz. Damak tadımıza göre tuz ekleyerek salatamızı iyice karıştırıyoruz. Servis tabağımıza alıp, dereotu, kapari ile süslüyoruz. Afiyet olsun...


Devamını Oku...

19 Eylül, 2013

"YAĞMUR 2 YAŞINDA" PARTİMİZ


Yağmur 2 yaşında artık.... Kızımın 2. doğumgününü yine sevdiklerimizle birlikte kutladık. Bu güzel günün fotoğraflarını bu yazımda paylaşıyorum. Partimizi evimize yakın bir cafede yaptık, çoluk çocuk 60 kişi olduk. Parti menüsü tamamen ev yapımı. Aşağıda tuzlu büfemizi görebilirsiniz.


Menüdekilerin çoğunu blogdan hatırlayacaksınız. Menüyü oluştururken dengeli, doyurucu ve lezzetli bulunan tarifleri seçmeye gayret ettim.


Favori lezzetlerden biri olan peynirli kırmızı biber rulo
Tarifine bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Blog için yeni tariflerden biri, tahinli patlıcan salatası.


Lezzetli hamuru ile favoriler listesine giren mercimekli poğaça

Peynirli, zeytinli ve çörek otlu minik muffinler


Münevver Ablacığımın yaptığı el açması hamurdan ıspanaklı börek

Kızımın babaannesinin elinden kıymalı sigara börekleri (fırınlanmış) Börek tarifi için sigara böreği tarifimi ve iç harcı için sarıyer böreği iç harcı tarifimi kullanabilirsiniz.

Farklı bir lezzet olan pırasa köftesi

Son dönemde daha sık yaptığım batırık köftesi


Anneciğimin elinden kabak çiçeği dolması

Yine babaannemizin yaptığı yaprak sarma

Bloga ilk fırsatta eklenecek eski ama yeni tariflerden biri tavuklu salata

Kızımın teyzesinin elinden çörekotlu kurabiye

Büyük teyzemiz Hüner'in hazırladığı peynirli minik sandviçler
Benim için özel olan ve kızımın partileriyle klasikleşsin istediğim uğur böceği kanepeler

Büyük teyzemizin yaptığı çubukta muhammaralı ve peynirli kanepeler

Yine Hüner Teyze'nin yaptığı, görünü farklı çubukta sosisli milföy börekler

Bu kadar tuzlunun üzerine, tatlı büfesini pasta da olduğu için, hafif tuttum.

Nane saksıları görünümünde:) çikolatalı sürpriz. (sanırım bunlardan en çok kendim yedim:)

Ferah tadıyla özellikle seçtiğim limonlu barlar, bu defa hamurunu da, üzerinide biraz daha kalın yaptım.

Selenciğimin yaptığı tarçınlı, fındıklı kurabiyeler

Yine partilerimizle özdeşleşsin istediğim, çilekler

Ve tabi ki finalde Yaso'mun yaptığı harika pasta, şekliyle, süsleriyle, tadıyla harikaydı, pastanın üstündeki, tabiki Yağmur. İyi ki doğdun kızım...

Devamını Oku...

18 Haziran, 2013

GÜNDEM VE YOĞURTLU BULGUR SALATASI


2 haftadır sessiz blog, yeniden yazma heyecanı duyduğum günlerde ülkemizde yaşananlar enerjimi aldı, gelişmeleri takip ederken (tabi ki internet ve sosyal medya üzerinden) keyifle yapılacak şeylere sıra gelmedi. Yaşananlara tepkili, haksızlıklara kızgın, gelecek için kaygılı bir halde daha huzurlu, daha birlikte, daha eşit, daha özgür bir ülke diliyorum daha çok da bir anne olarak.....

Sonuç olarak çok şey düşünsem ve yazmak istesem de burası bir yemek blogu ve öyle kalmasını istiyorum, o nedenle yorum yayınlamak konusunda seçici olacağım.

Gelelim bugünkü tarifimize, yoğurtlu bulgur salatası, çay daveti sofrasının yazılmayı bekleyen son tarifi. Blogumu yeni açtığım günlerde öğrendiğim bir tarifti, bulguru çok seven biri olarak lezzetli bir alternatif olduğunu söyleyebilirim. Blogda yeralan diğer bulgur salatalarından farklılığını ise yoğurt sağlıyor. Meze olarak menüye eklenebilecek olan bu salata ile ilgili bir önerim de, hazırlayacağınız misket köftelerini üzerinde servis etmeniz.

Pratik tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

- 1,5 su bardağı ince bulgur
- 3 su bardağı yoğurt
- 1 su bardağı iri çekilmiş ceviz
- 3 diş sarmısak
- 1 tatlı kaşığı mayonez
- 5-6 dal dereotu
- 5-6 dal maydanoz
- Tuz
- 1 tatlı kaşığı tereyağ veya 2 yemek kaşığı zeytinyağ
- 1 çay kaşığı pulbiber
- Süslemek için taze nane yaprakları

Yapılışı:

Bulgurumuzu derin bir kaseye koyarak, üzerine yoğurdumuzu ekliyoruz ve karıştırdıktan sonra, ağzını kapatarak 12 saat kadar  bekletiyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken nokta, eğer hazır yoğurt kullanıyorsanız kıvamı çok yoğun olabileceğinden biraz su ekleyerek yoğurdun kıvamını açmak. Bulgur yumuşayınca dövülmüş sarmısak, çekilmiş ceviz, mayonez, ince kıyılmış maydanoz, dereotunu ve tuzumuzu ilave edip, karıştırarak salatamızı hazırlıyoruz. Salatamızı servis tabağına aldıktan sonra, üzerine tercihimize göre tereyağ veya zeytinyağını tavada ısıtarak, pulbiber ilavesiyle hazırladığımız sosu döküyoruz ve nane yapraklarıyla süslüyoruz. Afiyet olsun....
Devamını Oku...

31 Mayıs, 2013

TİRAMİSU ve ZABAGLIONE KREMASI

Tiramisu.... Yani beni neşelendir, daha iyi hissettir. İtalyan klasiği olan bu tatlının tam kelime karşılığı "beni yukarı çek", pek çok tatlı gibi insanı mutlu etmesi beklenen, bu amaçla yediğimiz bir lezzet. Blogda yeralan daha eski tiramisu tariflerinde bundan ve tiramisunun çıkışından bahsetmiştim. En son tarifi 2008'de yayınladığımı farkedince, tiramisunun tarihçesine bu yazıda da yervermeye karar verdim.

En yaygın hikayeye göre, tiramisu ilk kez 17'nci yüzyılın sonlarında yapılmaya başlanmıştır, bu tatlı, Toscana Dükü III. Cosimo De Medici'nin birkaç günlüğüne taşınmaya karar verdiği Siena şehrinde doğar. Sienalı pastacılar dükün onuruna, asaleti temsil eden özellikler taşıyan bir tatlı hazırlamayı kararlaştırırlar. Bu, içinde basit ama lezzetli malzemeler bulunan, asiller hayatın tatlarını çok sevdiğinden aynı zamanda gösterişli ve afrodizyak bir tatlı olmalıdır. Böylece o zamanlar dükün onuruna yapıldığından "dükün tatlısı" adı verilen ve şimdi tiramisu denilen tatlı ortaya çıkar. Dük, Sienalı pastacıların el becerilerine ve tatlının lezzetine hayran kalınca, tarifi Floransa'ya götürür. Böylece "dükün tatlısı" iyice ünlenir, hatta şöhreti Toscana sınırlarını aşıp Venedik'e, oradan da tüm İtalya'ya yayılır. Asırlar geçtikçe de oradan tüm dünyaya...

Tabi bu yayıylamalar sırasında tarif de farklılıklar göstererek, değişik şekillerde yapılmaya başlanmış. Ama sanıyorum ki, tüm farklı yorumlara rağmen klasik tiramisu hiç bir zaman tahtından inmeyecek:) Ben de daha önce pandispanyalı, çilekli versiyonlarını yapmıştım, ama restoranlarda yediğimiz lezzetteki bir tiramisuyu yapmayı da hep istedim. Son yazdığım, buradan ulaşabileceğiniz tarif de bu lezzete çok yakındı. Bugün paylaştığım tarifle krema hazırlama süreci dışında oldukça benzerlik gösteriyor. Bugünkü kremanın adı "zabaglione". Zabalione yumurta sarısı, şeker, marsala şarabı (tatlı bir şarap çeşidi, yurtdışından almıştım, yerine rom veya tatlı bir şarap veya likör kullanabilirsiniz) ve süt kremasından oluşan bir tarif. Bazı kaynaklarda limon kabuğu rendesi de kullanılıyor. Benmari yöntemi ile hazırlanan pürüzsüz kıvamı ile hem pratik, hem de lezzetli bir krema olduğunu söyleyebilirim. Bu tarife mascarpone peyniri ekleyince tiramisu için harika bir krema oluyor. Peynirsiz hazırlayarak (peynirli de tercih edilebilir tabi) pek çok tatlı için, özellikle meyveliler için kullanabilirsiniz. Tarifimiz gelince;

Malzemeler: (8 kişilik)

Zabaglione Kreması için:

- 6 adet yumurta sarısı
- 2/3 su bardağı toz şeker
- 1/2 su bardağı marsala şarabı
- 200ml süt kreması (1 kutu)

Tiramisu için:

- 2 fincan espresso
- 1 yemek kaşığı şeker
- 1 su bardağı sıcak su
- 300 gr kedi dili bisküvi (savoiardi)
- 500 gr mascarpone peyniri
- 1/2 çay bardağı kahve likörü veya viski
- 1 yemek kaşığı kakao
- Süslemek için beyaz pul çikolata, nane yaprağı


Yapılışı:

Öncelikle kremamızı hazırlıyoruz. Bunun için yumurta sarılarımızı iyice köpürüp, kabarana kadar çırpıyoruz. Sonra şekerimizi ve şarabımızı ekliyoruz. Bir benmari kurarak (derin bir tencereye kaynamış su koyup, ocakta altı açık tutuyoruz ve kabımızı tencerenin üzerine sıcak suya direkt temas etmeyecek şekilde yerleştiriyoruz) kremamızı, koyulaşıp kıvam alana kadar karıştırarak (karıştırma işleminde tahta veya silikon bir spatula kullanıyoruz) pişiriyoruz. Kaynamaya başlayınca ocaktan alıyoruz ve peynirimizi ekleyip, karıştırmaya devam ediyoruz. Ayrı bir kapta kremamızı köpürüp, kabarana kadar çırpıyoruz. Ilınmış olan peynirli kremamıza, çırpılmış süt kremamızı da ekliyoruz ve homojenleşene kadar karıştırıyoruz. 

Derin bir kaseye espresso, şeker ve sıcak suyu ve tercihimize göre likör veya viskimizi ekliyoruz. (İsteğinize göre alkolsüzde hazırlayabilirsiniz.) Tatlımızı hazırlayacağımız kaba kremadan 1-2 yemek kaşığı koyup, üzerine hazırladığımız kahveli karışıma  batırıp çıkarttığımız kedidili bisküvilerden diziyoruz. Krema, kedidili sıralamasını tekrarlayarak kabımızı dolduruyoruz, en üst tabaka krema olacak şekilde. Tatlımızı hazırlayınca üzerine kakaomuzu da serpiştirip, buzdolabında 4-5 saat dinlendirdikten sonra servise çıkarıyoruz. Servis öncesi benim yaptığım gibi beyaz çikolata ve nane yapraklarıyla süsleyebilirsiniz. Tatlıyı ayrıca porsiyonluk kaplarda, tek tek de hazırlayabilirsiniz. Afiyet olsun....


Bu fotoğrafta tatlının en final hali....
Devamını Oku...

29 Mayıs, 2013

YENİ BİR ÇAY SAATİ SOFRASI

Mart ayında evde büyük halamız için bir çay sofrası hazırladım. Bu sofranın görüntülerini de eklenen yeni tariflerle kısmen paylaşmıştım. Şimdi bütün daveti bu yazı ile bloga eklemiş oluyorum. Eksik olan 2 tarifi de önümüzdeki günlerde yazacağım.

Büyük halamız kızım Yağmur'u ilk defa görmek için gelmişti. Yağmur hariç altı kişilik bu davet için hazırlandım ben de. Uzun süredir davet sofrası hazırlamadığım için, biraz performans kaybı vardı, ama önümüzdeki günlerde yazacağım "blogger kızlar buluşması" için iyi bir idman oldu:)



Masayı hazırlarken, kelebekli yemek takımımın yanısıra, kelebek nakışlı bir masa örtüsü seçtim. Frezya çiçeklerinin bol günleriydi ve sarı-beyaz ikisini seçerek masayı çiçekler ve kokularıyla hareketlendirdim.

Servis için kullandığım çatal bıçakları dantel fiyonklarımla bağlayarak, tabaklara yerleştirdim. Kumaş peçete havası veren kalın kağıt peçeteleri de rulo yaparak, ince kurdele ile bağladım ve içlerine frezyalardan yerleştirdim.

Menüye karar verirken, tuzlu kısmını ağırlıklı tuttum. Tam öğle sonrası, öğlen ve akşam yemeklerinin birleştiği bir saat olduğu için ve davetlilerin hepsinin formuna dikkat ediyor olması sebepleriyle.



Masamızda yeralan lezzetler şunlardı;

Rudolph Van Veen'in hamur tarifi ile hazırladığım mercimekli börekcikler, tarifini geçtiğimiz günlerde burada yazmıştım.



Yine bloga son zamanlarda eklenen, peynirli top top börek, tarif burada.



Yazının başında bahsettiğim yeni tarfilerden ilki, yoğurtlu bulgur salatası, yakında yazılacak.



Yaprak sarması, çay sofralarının vazgeçilmez klasiği olarak masamızdaydı. Bu defa pirinçle beraber az miktadra bulgurda vardı içinde.



Közlenmiş kırmızı biberli, peynirli rulolarda kendi mutfağımda yeniden hatırladığım lezzetli tarfilerden biri, tarifi burada.



Pırasa köftesinin son zamanların gözdelerinden olduğunu yazmıştım. Tarife buradan ulaşabilirsiniz.



Menünün tatlı kısmı için, tadıyla hem yoğun, hem ferah olan limonlu barı seçtim, tarifi burada.



Final için hazırladığım tiramisu.....Blogda tiramisu tarifleri mevcut ama bu farklı bir tarifle hazırlandı, eklenecek tariflerden biri de bu...



Bu da masamızın kuş bakışı fotoğrafı.... Elinde tepsi tutan da benim, çay servisi için bardaklarımızı topluyorum, doğal bir fotoğraf olduğu için, anısı kalsın diye bunu seçtim.......

Devamını Oku...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...